Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/458 E. 2011/2799 K. 28.02.2011 T.
Yayınlanma Tarihi: 21.01.2024 19:41
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/458
KARAR NO : 2011/2799
KARAR TARİHİ : 28.02.2011
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı dilekçesinde; kendi köyleri olan ... ili Çamoluk ilçesi ... köyündeki ... mevkiindeki taşınmazı 04.11.2007 tarihinde haricen dava dışı kişi babası ...'dan satın aldığını, bu taşınmaz içerisinden murislerinden kalma su bulunduğunu ve bu suyu 1973'ten beri içme, kullanma ve sulama suyu olarak kullandıklarını, bu taşınmazın yanında da kendi köylüleri olan ...'tun da taşınmazının bulunduğunu, davalı komşu köy olan ... ili Akıncılar ilçesi Yusufşeyh köyü tüzel kişiliği tarafından 5-6 yıl önce ...'un tarlasından (İl Özel İdaresinin de yardımı ile) su alarak davalı köye içme suyu tahsis edildiğini, davalı köyün kendisine tahsis edilen içme suyunu alırken davacının sahip olduğu taşınmaz içindeki 30 yıldır kaptaj yaparak tasarrufta bulunduğu suyunun üzerinin davalı köy tarafından kapatılarak müdahale edildiği ileri sürülerek suya vaki elatmanın önlenmesini istemiştir.
Davalı cevabında; daha önce aynı yerle ilgili olarak davalı köy tüzel kişiliği tarafından davalının babası ... aleyhine men'i müdahale davası açıldığını, davanın kabulü ile sonuçlandığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, dava konusu suyun davacının taşınmazı içerisinden çıktığını, 20 yıldan fazla bir süredir kaptaj yapılmak suretiyle davacı tarafından tasarruf edilerek kullanıldığını, suyun özel su olduğunu, davalı tarafından bu kaptajın (kaynağın) üzeri kapatılarak müdahale edildiğini; davalı tarafın aynı konuda kesinleşmiş mahkeme kararları olduğuna dair savunmasında belirtilen suyun dava konusu taşınmazın yakınındaki bir başka taşınmaza ait olduğunu, dave konusu su ile ilgisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının müdahalesinin önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizin geri çevirme ilamına istinaden dosyası celbedilen Alucra Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/50 E.2004/51 K.sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... (eldeki davada davalı) tarafından davalı ... ... (eldeki davanın davacısının babası) aleyhine; dava dışı kişi olan davalı ... köyü halkından ...'un zilyedi olduğu ... mevkiindeki taşınmazından su satın aldıklarını bu suyun ... bir ve iki nolu mevki olarak 1999 tarihinde (il özel idarenin yardımıyla da) köylerine içme suyu tahsis edildiğini, bu suyu kullanırken bu suyun bitişiğindeki yer alan davalı ...'ın yerinde davalı tarafından kazı yapmak suretiyle kaptajla su aldığını bu kaptajın davacı köye tahsis edilen kaynakları etkilediği idda olunarak men'i müdahale davası açılmış yargılama sonunda mahkemece; dava konusu suyun (köye tahsis edilen) davacı köye tahsis edildiğini, davacı köye tahsis edilen bu su kaynağıana 6.40 metre mesafede davalı tarafça kendi yerinde kazı yapılarak kaptajla su çıkartıldığını davalı tarafından sonradan çıkartılan bu suyun davacı ... Köyüne tahsis edilen suyun debisini etkilediğini ve tahsis kararının amacına uygun olarak davacı köyün içme suyunun kullanımını engeller mahiyette olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının müdahalesinin önlenmesine karar verilmiş, bu karar Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir.
Somut olayda; dava konusu su davacının tapusuz taşınmazından çıkan bir su olup, ayrıca kazı suretiyle kaptaj ile alınmıştır. Tapusuz yerden çıkan su özel su değil genel sudur. Ayrıca kazı suretiyle çıkan su yeraltı suyu olup, yeraltı suları da genel sulardandır. Genel sulardan herkes kadim hakkına göre faydalı ihtiyacı kadarını kullanabilir. Davalı, dava konusu suyun önceki davalarda men'i müdahaleye karar verilen su olduğundan bahisle reddini dilemiş, mahalli bilirkişi davacı ve davalı tanıkları da dava konusu suyla ilgili taraflar arasında önceden davalar görüldüğünü beyan etmişler, teknik bilirkişi raporlarında da benzer beyanlarda bulunulmuş davalı köye tahsis edilen kaynağın dava konusu su kaynağına 7 m mesafede olduğu bildirilmiş, davacı da eldeki davayı babasının hissesini satın aldığı günün ertesi günü açmıştır. Mahkemece önceki dosyalarla ilgili inceleme yapılmamış, dava konusu suyun önceden dava edilip edilmediği ve ayrıca davalı köye tahsis edilen su kaynaklarını etkileyip etkilemediği araştırılıp tesbit edilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.2.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.