YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5031
KARAR NO : 2011/8608
KARAR TARİHİ : 23.05.2011
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 3.500 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacılar vekili dilekçesinde; müvekkillerinin muris muvazaası nedeniyle açtıkları tapu iptali ve tescil davasının kabul edilmesinden ötürü paydaşı oldukları taşınmazın davalılar tarafından kullanıldığını ileri sürerek; 14.06.2007 – 17.03.2010 tarihleri arasındaki dönem için paylarına isabet eden ecrimisilden şimdilik toplam 3.500 TL nin yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece; bilirkişi raporu ile belirlenen ecrimisil tutarının 8.778 TL oluşuna göre görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu kabul edilerek, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK. nun 8. maddesinde, hangi davalara sulh hukuk mahkemesinde bakılacağı, diğer bir anlatımla sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu dava ve işler açıkça düzenlenmiş olup ecrimisil istemine konu bu dava, anılan yasa maddesinde sayılan davalardan değildir.
Bu durumda, davacı tarafça talep edilebilecek ecrimisil miktarına göre mahkemenin görevinin belirlenmesi gerekir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; isteme konu dönemde taşınmazdan elde edilebilecek kira geliri belirlenerek ecrimisil hesaplaması yapılmış ise de, bu gelirden davacıların paylarına düşen ecrimisil miktarları belirlenmemiştir. Bu durumda, taşınmazda toplam ½ oranında pay sahibi olan davacıların talep edebileceği ecrimisil 4.389,40 TL olup, sulh hukuk mahkemesinin görev sınırı olan 7.230 TL yi geçmemektedir. O halde mahkemece; işin esasına girilerek sonucu dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile dava dilekçesinin reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Kabule göre de; hükme esas alınan bilirkişi raporunun davalı tarafa tebliğ edilmemesi ve bunun sonucunda rapora karşı itiraz hakkının kısıtlanması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.