Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/5130 E. 2011/9681 K. 06.06.2011 T.
Yayınlanma Tarihi: 21.01.2024 15:25
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5130
KARAR NO : 2011/9681
KARAR TARİHİ : 06.06.2011
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 2.470 USD alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın zamanaşımı nedeni ile reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde, ...’ya bağlı iken bakanlığa devredilen ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından ihtiyaç duyulan iyileştirici nitelikteki bir kısım tıbbi sarf malzemelerinin davalı şirketten temin edildiğini, davalı şirketten alınan taahhütnamede, kurum ünitelerine fatura edilen birim fiyatları ile kurumca tespit edilecek rayiç bedel arasında kurum aleyhine fiyat farkı oluşması durumunda aradaki döviz bazındaki farkın tahsilâtın yapılacağı günkü kur karşılığı olarak defaten ödeneceğinin kabul ve taahhüt edildiğini, davalı şirketten alınan malzeme ile ilgili olarak kurum aleyhine 2.470 USD fiyat farkı oluştuğunun belirlendiğini, ancak ihtara rağmen bu fiyat farkının davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek; 2.470 USD alacağın fatura karşılıklarının kurumca ödendiği tarihlerden itibaren işleyecek faiziyle birlikte ödeme tarihindeki değeri üzerinden tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, nedensiz zenginleşmeden doğan alacağın davacı kurumca 2004 yılı içerisinde müvekkili şirketten talep edildiğini, bu durumda BK. nun 66. maddesinde öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra davanın açıldığını savunarak, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, nedensiz zenginleşmeden doğan alacak davasının zarardan ve zararı yapandan haberdar olunmasından itibaren 1 yıllık zaman aşımı süresi geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalı arasında iyileştirici nitelikte tıbbi malzeme alımı konusunda yapılan protokolün, davacı tarafından tek yanlı olarak fesih edildiği, daha sonra davalının verdiği 10.11.1998 tarihli taahhütname uyarınca malzeme alımına davacının devam ettiği, aralarında yeniden malzeme alım konusunda protokol yapılmadığı hususları taraflar arasında çekişmesizdir. Davacı, protokol uyarınca kendisine tanınan fiyat belirleme hakkına dayanarak yaptığı belirlemelere göre, lehine dolar fiyat farkından doğan 2.470 USD alacağın tahakkuk ettiği iddiası ile bu davayı açmıştır.
Davalı şirket tarafından davacıya verilen 10.11.1998 tarihli taahhütname ile, Kurum ile protokol akdedilmemesi halinde firma ya da bayileri tarafından kurum ünitelerine fatura edilen malzeme birim fiyatları ile kurumca tesbit edilecek rayiç bedel arasında kurum aleyhine yapılan ödeme tutarının o günkü döviz değerine göre fiyat farkı oluşması durumunda aradaki döviz bazındaki farkında tahsilatın yapılacağı günkü kur karşılığı olarak ödeneceği, yeni protokol yapılana kadar taahhüdün geçerli olacağı taahhüt edilmiş, açıklanan niteliği itibariyle taahhütname geçerli ve davalıyı bağlayıcıdır.
Taraflar arasındaki hukuki ilişki, yukarıda açıklanan taahhütnameden, diğer bir anlatımla taşınır satışına ilişkin sözleşmeden doğduğundan, bu dava, BK. nun 125 'inci madde hükmünde yazılı 10 yıllık genel zamanaşımı süresine tabi olup, süresinde açılmıştır.
Bu durumda, mahkemece, davanın esasına girilmesi gerekirken, davanın nedensiz zenginleşme davası olarak nitelendirilerek, B.K. nun 66'ncı maddesi uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresinin uygulaması usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
Kabule göre de; davacı kamu tüzelkişisi olduğundan, zamanaşımı süresi dava konusu olayın dava açmaya yetkili organ tarafından öğrenildiği 17.09.2007 tarihinde başlayacağından, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bu nedenlerle yerinde olan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 06.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.