Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/5160 E. 2011/10588 K. 20.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5160
KARAR NO : 2011/10588
KARAR TARİHİ : 20.06.2011

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 6329 lira tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalılardan … ile …’e yönelen tüm temyiz itirazları ile diğer davalılara yönelen sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Dava, dava dışı işçi tarafından davacı belediyeye karşı açılan iş davası sonucunda davacı tarafından ödenen tazminatın, sözleşme ile işi üstlenen ve işçi çalıştıran davalılara rücuuna ilişkindir. Mahkemece, davalılardan … İnş. Taah.Tic.Limited Şirketi hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir. Rücua konu İş Mahkemesi dosyası incelendiğinde, hükme esas alınan bilirkişi raporunda işçinin … İnş.Taah.Tic.Ltd.Şti’nde 1990-1992 yıllarında çalışması bulunduğu belirlenerek tazminat hesabı yapıldığı ve davacının raporda belirlenen dönem de dahil olmak üzere işçiye tazminat ödediği anlaşılmaktadır. Adı geçen limited şirketin, çalıştırdığı işçinin tazminatı hakkında davacı ile birlikte sorumluluğu bulunduğundan tüm tazminatı ödeyen davacının şirkete rücu hakkı olduğu kabul edilerek rücu kapsamı belirlenmek suretiyle davalılardan … İnş.Taah.Tic.Ltd.Şti’nin de sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, mahkemece işçinin bu şirkette çalışması bulunmadığı kabul edilerek adıgeçen davalı hakkındaki davanın reddedilmesi bozma nedenidir.
1475 sayılı İş Kanununun 1/son maddesinde “Bir işverenden belirli bir işin bir bölümünde veya eklentilerinde iş alan ve işçilerini münhasıran o işyerinde ve eklentilerinde çalıştıran diğer bir işverenin kendi işçilerine karşı o işyeri ile ilgili ve bu kanundan veya hizmet aktinden doğan yükümlülüklerinden asıl işverenle birlikte sorumludur” düzenlemesi yer almaktadır. Bu maddede asıl işverenin sorumluluğu işçilere karşı düzenlenmiş olup, taşeron ile asıl işveren arasındaki ilişkinin düzenlenmediği belirgindir.
İş Mahkemesi dosyasında ve bu davada alınan bilirkişi raporlarından, işçinin çeşitli dönemlerde çalışmaları bulunduğu ve davacının mahkeme kararıyla işçiye ödediği tazminatın işçinin bu çalışmaları karşılığı olduğu anlaşılmaktadır. Davalıların çalıştırdığı işçinin fiilen çalışmasına ilişkin tazminatı hakkında davacı ile birlikte sorumluluğu bulunduğu ve devir sözleşmelerinde geçmiş dönem işçi borçlarının da devredildiğine ilişkin hüküm bulunmadığı nedenleriyle davacının ödediği tüm tazminat yönünden rücu hakkı bulunmaktadır. Bu nedenle işçiyi çalıştıran ve iş aktini fesheden davalıların davacının ödediği tazminatın kendilerine düşen bölümünün tamamından sebepsiz zenginleşme nedeniyle sorumlu tutulması gerekirken, mahkemece %50 oranında indirim yapılması ayrıca bozma nedenidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.06. 2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.