YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5188
KARAR NO : 2011/8014
KARAR TARİHİ : 09.05.2011
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde kira parasının 01.11.2009 gününde başlayarak aylık 7500,00 TL olarak tesbiti istenilmiştir. Karşılık dava dilekçesinde ise; 15.09.2009 ve 15.09.2010 yılları kira parasının aylık 3787,87 TL olarak tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 01.11.2010 tarihinden geçerli olmak üzere 5000,00 TL olarak tesbiti cihetine gidilmiş, hüküm davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, 01.11.2009 gününden başlayarak aylık kira parasının tesbiti istenilmiştir. Karşılık dava dilekçesinde ise davacı kiracı kira parasının ödemekte olduğu 3787,87 TL olarak tespitini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, asıl davada takip eden dönem (01.11.2010) için kira parası saptanmış, karşılık davanın ise reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında eski malik ile düzenlenen 01.11.2005 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi halen geçerli olup, kira sözleşmesinde aylık kira parası 2464 USD olarak kararlaştırılmış ve özel şart beşinci maddede sözleşmenin devamı halinde bu miktarın %5 artırılarak ödeneceği düzenlenmiştir. Bu şart sonraki yenilenen dönemlerde kira parasının artırılarak ödeneceğini belirlemekle, 21.11.1966 gün ve 19/10 sayılı Y.İ.B.K.da anılan ihtarın hukuksal önemini ortadan kaldırmaktadır.
Mahkemece; asıl davada talep edilen 01.11.2009 dönemi için hak ve nesafet ilkesi gereğince karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile takip eden dönem için kira parasının saptanması doğru görülmemiştir.
Bundan ayrı olarakta, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, tesbite dayanak olarak emsal kira sözleşmeleri değerlendirilmediği, bu yönde re’sen emsal araştırması yapılmadığı da anlaşılmaktadır.
18.11.1964 gün ve 2/4 sayılı Y.İ.B.K. ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre “hak ve nesafet” ilkesi uyarınca hakim bu sınırlamayı yaparken, öncelikle tarafların tüm delilleri varsa emsal kira sözleşmeleri aslı veya onaylı örnekleri dosyaya alınmalı, bilirkişi marifetiyle kiralanan taşınmaz ve taraf emsalleri tek tek görülüp incelenmeli, böylece elde edilen veriler somutlaştırılarak, dava konusu yer ile ayrı ayrı (konumu, çevresi, niteliği, kullanım şekli, kira başlangıç tarihi, kira süreleri vb.) kira parasına etki eden tüm nitelikleri karşılaştırılmalı, emsal kira bedellerinin niçin uygun emsal olup olmadığı somut gerekçelerle açıklanmalı, dava konusu taşınmazın yeniden kiraya verilmesi halinde getirebileceği kira parası belirlenmeli, hakimce bu kira parası dikkate alınmak suretiyle hak ve nesafete; özellikle tarafların kira sözleşmesinden bekledikleri amaçlarına uygun makul bir kira parasına hükmedilmelidir.
Mahkemece yukarıda açıklanan yönleri içermeyen genel ifadeli bilirkişi raporuna itibar edilerek eksik incelemeyle hüküm kurulması usul ve yasaya Y.İ.B.K’ne ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına aykırı olup bozma nedenidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.