YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5522
KARAR NO : 2011/9067
KARAR TARİHİ : 30.05.2011
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 3.760,00 TL için yapılan ilamsız icra takibine vaki haksız itirazın iptaline takibin devamına %40 icra inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabul ve kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, davalılardan … ile yapılan 01.04.1985 başlangıç tarihli kira sözleşmesi gereğince kiraya verilen yer için yine, davalılardan …’in davalının oğlu sıfatı ile diğer davalı … …’in ise fiilen dükkanı işleten olarak 2006 yılı 12. ayından 2007 yılı 10. ayına kadar olan kira paralarının ödenmemesinden dolayı sorumlu oldukları nedeniyle 3 760,00 TL’nin tahsili için yapılan ilamsız icra takibine vaki haksız itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ile talep edilen aylara ilişkin kira parası miktarı belirlenerek 2 928,50 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm süresinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda, dava konusu taşınmazın kira bedelinin miktarı ile taraflar arasında akdedilen sözleşmenin kira sözleşmesi veya devir sözleşmesi olduğu hususu uyuşmazlığın temelini oluşturmaktadır.
Davalı tarafça, taraflar arasındaki sözleşmenin kira sözleşmesi olmayıp tapuya kayıtlı olmayan taşınmazın devri niteliğinde bir sözleşme olduğu, taşınmazın tapuya kaydının bulunmaması nedeniyle muvazaalı olarak kira sözleşmesi şeklinde yapıldığı, davalılardan … tarafından… Belediyesine emlak vergisi kaydının yaptırılarak vergilerinin ödendiğini imar affı başvurusunda bulunulduğu belirtilmiş ise de, mahkemece, davalı … tarafından… Belediyesine ve Ankara Vergi Dairesine sadece emlak vergisi yönünden mükellefiyet tesis ettirildiği ve emlak vergilerinin ödendiği, davacı veya davalılarca 2981-3290 sayılı İmar Affı Kanunu gereğince yapılmış imar affı başvurusu bulunmadığı ve taşınmaz için taraflardan biri adına düzenlenmiş tapu tahsis belgesine rastlanmadığı gibi 1990 ve 1993 yıllarında (yani kira sözleşmesinden sonraki tarihlerde) kira paralarının ödendiğinin anlaşılması gerekçeleri ile sözleşmenin kira sözleşmesi niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, aylık kira bedelinin 2006 yılı 12.ay ile 2007 yılı 7. ay arası 320,00 TL olduğu ve yine 2007 yılı 8. ve 9. aylar ise 400,00 TL olduğu ileri sürülerek takip yapılmıştır. Davalı taraf aleyhine yapılan takipte borç aslına da açıkça itiraz etmiştir. Bu durumda, talep edilen kira bedelinin (kira tespit davası gibi nitelendirilerek) bilirkişi tarafından saptanması ve bilirkişi tarafından belirlenen kira bedelinin hüküm altına alınması olanaksızdır. Hal böyle olunca, aylık kira bedelinin miktarını ispat yükü, davacı kiralayandadır. Davacı, aylık kira bedelinin miktarını yazılı delillerle ispatlayamamıştır. Ne var ki, davacı, dava dilekçesinde “her türlü yasal delil” demekle yemin deliline de dayandığından, mahkemece; davacıya, aylık kira bedelinin miktarının ne olduğu hususunda davalılara yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bilirkişi tarafından belirlenen miktarın hüküm altına alınması usul ve yasaya aykırıdır.
Bundan ayrı olarak ta, dava kira alacağı isteminden ibaret olup ancak kira sözleşmesinin tarafları arasında görülebilir. Davalı … yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken aleyhine hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.