Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/5582 E. 2011/10073 K. 13.06.2011 T.
Yayınlanma Tarihi: 21.01.2024 14:11
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5582
KARAR NO : 2011/10073
KARAR TARİHİ : 13.06.2011
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 7000 lira manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, tarafların sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Dava, davalı tarafından davacının ofisindeki elemana gönderilen maildeki sözcüklerin kişilik hakkına saldırı oluşturduğu iddiasıyla manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalının sorumluluğuna karar verilmiştir. Taraflar arasında, önceden vekalet ilişkisi ve azil bulunduğu, davalının davacıya karşı haksız eylemi nedeniyle tazminatla yükümlendirildiği anlaşılmaktadır. Bu süreçte davalının davacı ofisindeki elemana gönderdiği 23.11.2009 tarihli ve "... Hanıma merhabalar" başlıklı mailde davacı ile arasındaki olaylarda kullanılan banka hesabı ile ilgili olarak elemana yönelik sözcüklerin sonunda "...Karşımdaki kişi mesleğini silah olarak kullanan ve sürekli belden aşağıya vuran ...'dır...." cümlesinin yazılı bulunduğu, davacının bu cümle nedeniyle manevi tazminat istediği anlaşılmaktadır. Dosya içeriğindeki bilgi, belge ve açıklamalar ile iddia ve savunma incelenip değerlendirildiğinde; davacının mesleği, taraflar arasındaki süreç, yazının bütünü ve davacı elamanına gönderilmesi itibariyle mesleğin silah olarak kullanılması ve bunun kural dışı saldırı olarak nitelendirilmesinde kişilik hakkına saldırı bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Şu durum karşısında davanın reddedilmesi gerekirken mahkemece davalının sorumluluğuna karar verilmesi davalı yararına bozma nedenidir.
Öte yandan mahkemece, reddedilen manevi tazminat nedeniyle davalı yararına maktu avukatlık ücreti yerine nisbi avukatlık ücreti takdir edilmesi de benimseme biçimi yönünden davacı yararına bozma nedenidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.6.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.