Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/5729 E. 2011/12291 K. 12.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5729
KARAR NO : 2011/12291
KARAR TARİHİ : 12.07.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı dava dilekçesinde; davalı ile Çankırı 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/262 E.-903 K.sayılı ilamı ile boşandıklarını, davalı lehine 300 TL yoksulluk nafakasının hüküm altına alındığını, geçen zaman içerisinde nafakayı ödemekte zorlandığını, davalının ise, temizlik şirketinde işe başladığını belirterek, yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı taarfından temyiz edilmiştir.
TMK’nun 176.maddesine göre, yoksulluğun ortadan kalkması halinde mahkemece nafakanın kaldırılabileceği gibi tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına da karar verilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunun yerleşik kararlarında; “Asgari ücretle çalışmakta bulunulması” yoksulluk nafakası bağlanmasını veya yoksulluk nafakasının ortadan kaldırılmasını gerektiren bir durum olarak kabul edilmemiştir.
Ancak, kaldırma talebi, azaltma talebini de içermekte olup, bu durum nafakanın miktarını tayinde ve indirilmesinde etken olarak dikkate alınmalıdır.
Tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılması sonucu, davacının Astsubay olarak görev yaptığı, aylık 1600 TL gelirinin olduğu, davalının ise, temizlik görevlisi olarak aylık 599 TL ücretle çalıştığı belirlenmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, davalının boşanma davasından sonra asgari ücretle çalışıyor olmasının, onu yoksulluktan kurtarmasa bile şimdilik nafakanın uygun bir miktara indirilmesine karar verilmesi gerekirken, davanın tümden kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.