Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/584 E. 2011/1129 K. 27.01.2011 T.
Yayınlanma Tarihi: 21.01.2024 15:12
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/584
KARAR NO : 2011/1129
KARAR TARİHİ : 27.01.2011
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde senet iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, öncesinde zilyetliği sözkonusu olan sonrasında kadastro tespitine konu edilen taşınmazların, davacı tarafın kök murisi tarafından davalılar kök murisine, tarihsiz adi senetle satış yapıldığı oysa, davacılar murisinin şizofreni hastası olarak hacir altına alınıp vasi tayin edildiği böylece murisin tasarruf ehliyetinin bulunmadığı, akraba olan davalılarca durumun bilinmesine rağmen muris kandırılarak böyle bir senet alındığı ... sürülerek taşınmaz satışına ilişkin senedin iptali istenilmiş; mahkemece iddia ... görülerek senedin iptaline karar verilmiştir.
Oysa, kural olarak ... davası açılabilecek hallerde tespit davası açılamaz. Böyle bir durumda tespit davası açılmasında davacı tarafın hukuki menfaati bulunmamaktadır. Hukuki menfaat bulunması ise dava koşulu olup mahkemece resen gözetilmesi gerekir.
Somut olayda da, zilyetliğe konu taşınmazlar kadastroca davalılar adına tespit görmüş ve ... bu davadan sonra aynı iddialara dayalı olarak davacı taraf tespite itirazla dava açmıştır. Böylece tespite itiraza ilişkin ... davasında iddiaya konu senedin geçerli olup olmadığı öncelikle tespit edilip buna uygun şekilde ... hükmü kurulacaktır. Dolayısı ile ... davasında çözülebilecek bir uyuşmazlığın bağımsız bir tespit davasına konu edilmesinde davacı tarafın hukuki yararı bulunmamaktadır. Mahkemece, dava şartı gerçekleşmediği resen dikkate alınarak usul yönünden istemin reddi gerekirken uyuşmazlığın esası hakkında davanın kabulüne karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.