Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/6300 E. 2011/11924 K. 07.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6300
KARAR NO : 2011/11924
KARAR TARİHİ : 07.07.2011

MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili; tarafların 22.1.2008 tarihinde anlaşmalı boşandığını, o davada müşterek iki çocuk için verilen 250,00 şer TL iştirak nafakasının büyümeleri ve ihtiyaçlarının artması, paranın değer kaybetmesi nedenleriyle artırılarak 800,00 er TL’ye çıkarılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı; gideri ve kazancının yetersiz olmasından dolayı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile iki çocuk için hükmedilen iştirak nafakası 450,00 şer TL’ye çıkarılmış, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
TMK.182/2 maddesi uyarınca, velayet kendisine verilmeyen taraf çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.
TMK.nun 331. maddesi hükmü uyarınca, durumun değişmesi üzerine hakim, nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır.
Hukukumuzda sözleşmeye uyulması asıldır. Ancak beklenmeyen mücbir sebeplerin varlığı sonucu, sözleşmenin yapıldığı tarihteki şartlara uyulması halinde işlemin temelinden çökmesine neden oluyorsa ya da sözleşme yapıldığı tarihte tarafların edimleri arasında var olan denge, sonradan taraflardan biri aleyhine katlanamayacak derecede bozulmuş ise, TMK. 2. ve devam eden hükümleri uyarınca, hakim sözleşmeye müdahale ederek, bozulan dengeye göre koşulların uyarlanması istenebilir.
Davada aradan geçen zaman içinde gelişen ve tarafların ekonomik sosyal durumunu değiştiren özel olaylar, nedenler, gelir ve giderlerde olağan dışı artış olduğu iddia ve ispat edilmemiş, paranın değer kaybetmesi, çocuğun büyümesi nedeniyle nafaka artışı istenmiştir.
O halde, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, iştirak nafakasının niteliği ve özellikle ekonomik göstergelerdeki değişim ile TÜİK’in yayınladığı ÜFE artış oranı nazara alındığında takdir edilen miktarlar çok olup, TMK’nun 4. maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bulunmamıştır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.