YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6305
KARAR NO : 2011/11925
KARAR TARİHİ : 07.07.2011
MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili; tarafların boşandığını, çocuk için aylık 700.- TL iştirak nafakası ödeyeceği şeklinde anlaştıklarını, kendisinin protokolün gereklerini yerine getirip aracını satıp elde ettiği meblağı müşterek çocuğun hesabına yatırılması için davalının babasına verdiğini, ancak davalının yeni bir araç satın aldığını, boşanmadan sonra kendisinin mali durumunun değiştiğini, önceden Van Olağanüstü Hal Bölgesinde görev yapması nedeniyle aylık 400.- TL tazminat aldığını ve lojmanda kaldığını, şu anda ise …’te görev yaptığını ve maaşı dışında herhangi bir ek gelirinin bulunmadığını, bu nedenle çocuk için belirlenen 700.- TL iştirak nafakasının 350.- TL ‘ ye indirilerek yeniden belirlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; tarafların anlaşmalı olarak boşandıklarını ve bu anlaşmayı protokole bağladıklarını, boşanmanın üzerinden daha çok kısa bir süre geçtiğini ve nafaka indirimi için gerekli şartların oluşmadığını bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
TMK.182/2 maddesi uyarınca, velayet kendisine verilmeyen taraf çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.
TMK.nun 331. maddesi hükmü uyarınca, durumun değişmesi üzerine hakim, nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır.
Hukukumuzda sözleşmeye uyulması asıldır. Ancak beklenmeyen mücbir sebeplerin varlığı sonucu, sözleşmenin yapıldığı tarihteki şartlara uyulması halinde işlemin temelinden çökmesine neden oluyorsa ya da sözleşme yapıldığı tarihte tarafların edimleri arasında var olan denge, sonradan taraflardan biri aleyhine katlanamayacak derecede bozulmuş ise, TMK. 2. ve devam eden hükümleri uyarınca, hakim sözleşmeye müdahale ederek, bozulan dengeye göre koşulların uyarlanması istenebilir.
O halde, mahkemece yukarıda yazılı esaslar uyarınca, davacının sözleşme tarihindeki ekonomik ve sosyal durumunun tayin nedeniyle değişip değişmediği, maaş gelirinin azalıp azalmadığı, çocuğun yaşı itibarıyla ihtiyaçları boşanma kararından sonra davalının ticari araç satın alması, olayın özelliği gözetilerek durumun yeniden değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.