YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6447
KARAR NO : 2011/16911
KARAR TARİHİ : 01.11.2011
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde vasiyetnamenin iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı dilekçesinde; murisinin 29.5.2008 tarihinde vefatıyla, 02.10.1997 tarihli vasiyetname düzenlediğinin ortaya çıktığını; oysa, vasiyetname düzenlendiği tarihte vasiyetçinin temyiz kurdetinden yoksun olduğunu; ayrıca hastane kayıtlarından bu durumun tesbit edilebileceğini ileri sürerek, vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece; mirasbırakanın vasiyetname düzenlediği tarihte temyiz kudretinin yerinde olduğu, iradesine uygun bir şekilde malvarlığını çocukları ve eşi arasında paylaştırdığı kanaatine varıldığından bahisle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.Vasiyetnamenin iptali isteklerinde genelde aynına taalluk eden bir ihtilaf mevcut değildir. Bu nedenle de belirlenmesi gereken yön dayanılan kişisel hakkın bulunup bulunmadığı ve vasiyetnamenin geçerli olup olmadığının tesbitinden ibarettir.Asliye Hukuk Mahkemesinin görevi asıl, Sulh Hukuk Mahkemesinin görevi ise istisna olduğundan, konusu para olmayan veya para ile değerlendirilmeyen davalar ile yasanın açık biçimde Sulh Hukuk Mahkemesini görevlendirmediği tüm davalar Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür.
Mahkemeler arasındaki görev ilişkisi kamu düzeni ile ilgili olduğundan, bu hususun dava sonuçlanıncaya kadar resen nazara alınması gerekir.O halde, mahkemece; vasiyetnamenin iptali istemini içeren davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği cihetle, dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmeksizin, esasa ilişkin hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.