Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/6740 E. 2011/18378 K. 22.11.2011 T.

Yayınlanma Tarihi: 29.12.2023 01:38


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6740
KARAR NO : 2011/18378
KARAR TARİHİ : 22.11.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ



Dava dilekçesinde vasiyetnamenin iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalılar vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde Davalılar vek.Av. ...... geldi. Davacılar vek.Av....... ... geldi. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacılar vekili dilekçesi ile; tarafların murisi ...'ın 2008 yılında vefat ettiğini, düzenlediği 03/03/2003 tarihli vasiyetnamesi ile taşınır ve taşınmaz mallarını davalılar ..., ... ve ...'a eşit oranda olacak şekilde terk ve vasiyet ettiğini; vasiyetname saike bağlı olarak düzenlenmiş olup, anılan saik gerçek dışı olduğundan, vasiyetnamenin de hukuka aykırı olduğunu; vasiyetçinin hukuki işlem ehliyetinin bulunmadığını, vasiyetname düzenleme kurallarına da riayet edilmemiş olduğunu, vasiyetçinin bilgi ve rızası hilafına böyle bir vasiyetnamenin düzenlettirildiğini iddia ederek; vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın iddialarının doğru olmadığını, maddi gerçeğe aykırı olduğunu savunarak; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; “...davaya konu ...... 2.Noterliğince düzenlenen 03/03/2003 tarih ve 1281 yevmiye sayılı vasiyetnamenin, okuma yazma bilmeyen muris ...'ın beyanları yazıldıktan sonra noter tarafından kendisine okunduğu belirtilmiş olmasına rağmen, daha sonra tanıklar huzurunda okunmak üzere muris ...'a verildiği ve vasiyetçinin tanıklar önünde vasiyetnameyi okuduğu belirtilmiş olduğu; buna göre vasiyetnamenin Türk Medeni Kanunun 482.maddesine uygun olmadığı, bu madde de belirtilen geçerlilik şartını taşımadığı kanaati ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de; dava dilekçesinde lehine vasiyet yapılan ...'ın dava tarihinden önce 07/02/2008 tarihinde ölmüş olmasına rağmen, davalı olarak gösterildiği; oysa, husumetin mirasçılara yöneltilmesi gerektiği, dolayısıyla taraf teşkili sağlanmadan karar verildiği; ancak, bu hususun karardan sonra anlaşıldığı tespit edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Gerekçesiyle" davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince süresinde temyiz edilmiştir.
Kararın gerekçesi ile hüküm kısmı bu haliyle çelişmektedir.
Anayasamızın 141/3.maddesi “ Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır “hükmüne amirdir.
HUMK'nun 388/son maddesine göre de “Hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından herbiri hakkında verilen hükümde taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.”
Mahkemenin öncelikle yapacağı iş; taraf teşkilini sağlamaktır. Vasiyetnamenin iptali davasında; vasiyetçinin tüm mirasçılarının davada hasım gösterilmesinde kanuni zorunluluk bulunduğundan; ölü davalı ...'ın mirasçıları da, aynı zamanda vasiyetçinin mirasçısı durumunda olduğundan; mahkemece, öncelikle adı geçenin mirasçıları davaya dahil edilmelidir.
Bundan sonra, işin esası ile ilgili inceleme ve araştırma yapılmalı, oluşacak sonuç dairesinde bir hüküm kurulmalıdır. Usul ve yasaya aykırı olarak, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve şimdilik diğer yönlerin incelenmesine mahal olmadığına, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 825 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacı tarafa verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 22/11/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.