YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/684
KARAR NO : 2011/3193
KARAR TARİHİ : 03.03.2011
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 34.265,00 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacılar ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacılar vekili dava dilekçesi ile; tarafların kök murisinden (…) intikal eden 497 nolu parsel üzerindeki 3 adet evin (muhtesatın) davacılar murisi Mehmet tarafından yapıldığını, taşınmazın ortaklığın giderilmesi davasının sonucu satıldığını, satış bedeline muhtesatın bedelinin de dahil edildiğini, muhtesat bedelinin davacılara ait olması gerektiğini beyanla sebepsiz zenginleşen davalılardan 34.265,00-YTL.alacağın tahsili ile miras payları oranında davacılara ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesi ile; dava konusu taşınmaz üzerindeki yapıların davacıların murisi Mehmet … tarafından yaptırıldığını, bu yapıların yapıldığı tarihten itibaren de davacılar tarafından kullanıldığını, ortaklığın giderilmesi davası sonunda taşınmazın davacılardan Salih … tarafından satın alındığını, halen kullanılmakta olan bir yer hakkında sebepsiz zenginleşmeye dayanılarak alacak davası açılamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, TMK’nun 994.md.göre iyiniyetli zilyedin ancak nesnenin geri verilmesi davasında giderleri isteyebileceği, zilyetliği devam ederken yapılan masrafların ayrı bir dava konusu yapılamayacağı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacılar tarafından temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar her iki tarafça temyiz edilmiştir.
Dairemizin bozma ilamında belirtildiği üzere, taraflar arasındaki ortaklığın giderilmesine ilişkin dava sonunda yapılan satışta, muhtesatın satış bedeline katkı oranı usulünce belirlenip, davalıların sebepsiz zenginleştikleri miktarın hesaplatılması ile kastedilen; muhtesatın satış tarihinde taşınmazın değerinde meydana getirdiği artış oranı yani, ortak taşınmaz üzerinde davacıların murisi bu 3 binayı yapmamış olsa idi kaç liraya satılabileceğinin bilirkişiye tesbit ettirilmesi ve bilirkişinin bildireceği değerle, binalar dahil yapılan satışta elde edilen satış parası içinde bulunan binalara ait kısım ve bundan davalı paydaşların payına isabet eden bölümün orantı kurularak hesaplanmasıdır.
O halde davacılar temyizi yönünden; yukarıda belirtilen ilkeler gözetilerek bir hesaplama yolu izlenmesi gerekirken, davalıların iade ile yükümlü olduğu miktarın farklı ve yanılgılı bir yöntemle hesaplanması … görülmemiştir.
Davalılar temyizi yönünden ise; hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplanan miktardan, davalı paydaşların payına isabet eden bölüm yerine tamamından sorumlu tutulmaları (davacıların da satış sonrası bina bedelinden pay aldıkları nazar alınmadan) … olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 3.3.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.