Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/7191 E. 2011/7178 K. 26.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7191
KARAR NO : 2011/7178
KARAR TARİHİ : 26.04.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 30.000 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 7.563 TL nın tahsili cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde, tarafların paydaş olduğu dükkan ve 2 katlı evin bakım ve onarımını davacının yaptırdığını, zorunlu ve faydalı masraf bedeli olarak davalının payına göre 30.000 TL nın tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında, ortaklığıngiderilmesi davası ile satış sonunda masrafların istenebileceğini, henüz binanın satışının yapılmadığını beyan etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 7.563 TL nın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosya kapsamına göre, dava konusu taşınmazın tarafların murisinden intikal ile 1/2’şer paydaş oldukları, taşınmaz ile ilgili ortaklığın giderilmesi davasının sonuçlandığı, mahkemece; ortaklığın satış yolu ile giderilmesine ilişkin verilen kararın 6.Hukuk Dairesinin onama ilamı ile 17.02.2011 tarihinde kesinleştiği, taşınmazın henüz satılmadığı anlaşılmaktadır.
Davada, dava konusu taşınmaza davacı tarafından yapılan faydalı ve zorunlu masrafların sebepsiz zenginleşme kurallarına göre davalıdan tahsili talep edilmektedir.
Uyuşmazlık, taşınmazın davacı tarafından dava tarihine kadar kullanılıp kullanılmadığı ve iade borcunun kapsamı noktasında toplanmaktadır.
02.02.1991 gün, 1990/1 E-1991/1 K.sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında vurgulandığı gibi, iade borcunun kapsamını belirleme de öncelikle fakirleşme ve zenginleşme zamanının tespit edilmesi gerekir. Uyuşmazlık konusu olayda olduğu gibi dava tarihinden çok önce yapılan ve davacı tarafından kullanılarak yararlanılan giderler nedeniyle, sebepsiz zenginleşme borçlusunun (davalıların) bu giderlerin yapıldığı tarihte ekonomik açıdan zenginleştiği, yapanın ise o anda fakirleştiği kabul edilemez. Sebepsiz zenginleşme nedeniyle iade isteminde bulunabilmek için bir tarafın malvarlığının diğer tarafın mal varlığı aleyhine çoğalması gerekir. Bu azalma ve çoğalmanın dava konusu taşınmazın davacı tarafından davalıya teslim edildiği tarihte gerçekleştiğinin kabulü zorunludur.
Dava konusu olayda, davacının dükkanı ve bir daireyi dava tarihinde kullandığı ve davalı tarafından davacı aleyhine ecrimisil davası açıldığı anlaşıldığına göre yukarıda açıklanan ilke gereğince davacı, taşınmazı iade etmeden yaptığı masrafları talep edemez. Bu nedenle mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Kabule göre de, hükme esas alınan bilirkişi raporunda imalat bedelinin iade anındaki kullanılmış ve yıpranmış olarak mevcut durum itibariyle değerlendirilmesi gerekirken dava tarihindeki bayındırlık birim fiyatlarına göre hesaplanması doğru değildir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.