YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7427
KARAR NO : 2011/13499
KARAR TARİHİ : 21.09.2011
MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı, eşinden boşandığını, kendisi ve müşterek çocuklar lehine 1999 yılında hükmedilen nafakanın artık yetmediğini ileri sürerek, yoksulluk nafakasının aylık 400 TL. sına, müşterek çocukların her biri için ayrı ayrı 300 er TL.sına yükseltilmesini istemiştir.
Davalı, emekli olduğunu bildirerek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı ve müşterek çocuklar için daha önce hükmedilen nafakaların 175’ er TL. artışla aylık 225’er TL. ye çıkarılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
TMK.nun 364.maddesine göre “Herkes yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üst soyu ve alt soyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür”.
Yine aynı Kanunun 365/2.fıkrasında “Dava, davacının geçinmesi için gerekli ve karşı tarafın mali gücüne uygun bir yardım isteminden ibarettir” düzenlemesi yer almıştır.
Ancak, mahkemece; davalının ekonomik durumu tam ve sağlıklı bir biçimde araştırılmadan hüküm kurulmuştur.
Nafaka takdirinde, tarafların ekonomik durumlarını tam ve sağlıklı araştırmalı, gerçekleşen ekonomik ve sosyal durumlarına ve TMK 4.md. vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bir miktar nafakaya hükmedilmelidir.
Yapılan ekonomik ve sosyal durum araştırmasında; davalının emekli olduğuna dair bilgiler mevcut ise de, ne kadar emekli aylığı aldığına dair veri dosyada mevcut değildir. Mahkemece yapılacak iş; tarafların ekonomik ve sosyal durumları tam ve sağlıklı olarak saptandıktan sonra, davacı tarafın geçimi için gerekli, davalının geliri ile orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun nafakaya hükmetmek olmalıdır. Eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.