YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7512
KARAR NO : 2011/12083
KARAR TARİHİ : 11.07.2011
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 6.030,73 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı İdare vekili dava dilekçesinde; 5283 sayılı Kanun kapsamında özelleştirme nedeniyle Bakanlıkça devralınan personele ait döner sermaye katkı payının fark tazminatı hesabına dahil edilmemesi nedeniyle fazla ödeme yapıldığı ileri sürülerek davalıya yersiz ödenen 6030,73 TL’nin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; davacı idarenin yanlış tasarrufundan dolayı ödemelerin geri alınması, hatalı işlem nedeniyle fazla yapılan ödemelerin davalının hilekar gerçek dışı beyanı ile yokluk ve mutlak butlan ile malül olmadığı için geri istenemeyeceğinden davanın reddi cihetine gidilmiş hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Borçlar Kanununun 62. maddesi gereğince, borç olmayanı rızası ile ödeyen kimse yanlışlığa düştüğünü ispat ettiği takdirde ödediğini geri isteyebilir.
Yine, HGK.nun 2005.12.1984 tarih, 1982/13-387 E.-1984/997 K. sayılı kararında; herhangi bir şart tasarrufa dayanmayan salt hatalı ödemelerin idare tarafından BK.nun sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri istenebileceği açıklanmıştır.
Mahkeme gerekçesinin dayanağı olan ve benzer nitelikteki davada alınan bilirkişi heyet raporunda sözü edilen Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 27.01.1973 tarihli ve 1972/6 1973/2 K sayılı kararı idarenin “şart tasarrufuna” ilişkindir. Somut olayda ise; davacı idarenin davalıya mevzuata aykırı olarak yaptığı hatalı ödemeden sözedilmektedir.
O halde, mahkemece; herhangi bir şart tasarrufa dayanmayan salt hatalı ödemenin, Borçlar hukukunun haksız iktisap kuralları çerçevesinde istenip istenemeyeceği tartışılmadan, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA 11.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.