Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/7577 E. 2011/9847 K. 07.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7577
KARAR NO : 2011/9847
KARAR TARİHİ : 07.06.2011

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 6450 lira alacağın, yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde, davalının müvekkili olan davacının taşınmazında kiracı olarak bulunduğunu, davalı kiracının haber vermeden ve akdin süresi de bitmeden taşınmazı tahliye ettiğini, beyan ederek 6450 TL. kira ve aidat borcunun yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen, kira sözleşmesinin ikinci maddesinde, cezai şart olarak taşınmazın erken tahliye edilmesi halinde 2 yıllık kira parasının ödeneceği kararlaştırılmış, davacıda bu maddeye dayanarak talepte bulunmuştur.
BK’nun 158.maddesinde akdin icra edilmemesi veya natamam olarak icrası halinde tediye edilmek üzere cezai şart kabul edilmiş ise alacaklının akdin yerine getirilmesini veya cezanın ödenmesini isteyebileceği hüküm altına alınmıştır.
Dava dilekçesindeki iddiaya göre davalı kiracı kira süresinden önce taşınmazı tahliye etmek suretiyle akdin icrasından kaçınmıştır. Davacı bundan doğan zararını talep edebilir. Ancak sözleşmede bu zarar maktu olarak (iki yıllık kira parası) kararlaştırılmış olduğundan kural olarak bu şart geçerlidir. BK’nun 159.maddesi hükmün gereğince de alacaklı zararı düçar olması bile talep hakkı bulunmaktadır.
Ancak, BK’nun 161.maddesi uyarınca taraflar cezanın miktarını tayinde serbest iseler de, hakim fahiş gördüğü ceza miktarını tenkis ile mükelleftir. Cezanın fahiş olup olmadığının tesbitinde mahkemece sözleşmenin yerine getirilmemesinden ötürü davacının uğradığı zararın belirlenmesi gerekir. Ceza bu zarar ile mahkemece takdir edilecek ve müeyyide teşkil edecek bir miktarın eklenmesi suretiyle bulunacak tutardan ibaret olmalıdır.
Davacının, akdin icra edilmemesinden doğan zararının, aynı koşullarla taşınmazın yeniden kiraya verilebilmesi için gereken sürede uğramış olduğu kira kaybı olduğu dikkate alınarak, bu miktara mahkemece müeyyide teşkil edecek bir miktarın eklenmesi suretiyle tesbit edilecek miktarın hüküm altına alınması gerekir. Mahkemece fahiş olan ceza miktarının BK’nun 161/son maddesi gereğince indirilmesinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.