Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/7634 E. 2011/7392 K. 28.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7634
KARAR NO : 2011/7392
KARAR TARİHİ : 28.04.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 29.756,00 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili; Kaynarca Asliye Hukuk mahkemesinin 2002/53 E.ve 2002/201 sayılı kararı ile DSİ Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırılan gayrimenkul üzerindeki mühtesat (fındıklık) bedeli için, müvekkili tarafından açılan tespit davasının kabul edildiğini, ancak Ziraat Bankasının söz konusu bloke kamulaştırma bedelini Kaynarca Mal Müdürlüğünün yazıları üzerine hazineye ödediğini bildirdiğini ve müvekkiline herhangi bir ödemenin yapılmadığını, Ziraat Bankasının kusurlu olduğunu ve hazineyle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, bu nedenle dosya alacağı olan 8.856,00TL’nin 20.900,00 TL faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın hazine yönünden reddine, davalı TC.Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü yönünden kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı Banka vekilleri tarafından temyiz edilmekle, Dairemizin 11.03.2010 tarih ve 2009/21614- 2010/4052 sayılı kararı ile; “Kaynarca Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/6 sayılı dava dosyasında; muhdesatın tesbiti ve bedelin tahsili davasında verilecek hükmün bu davayı etkileyeceği düşünülerek kesinleşmesi beklenmek suretiyle sonucuna göre hüküm kurmak gerekirken, Banka yönünden kabulü doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yargılama sonunda; “…kesinleşmiş mahkeme hükmü bulunduğundan davanın reddine, her iki davalı hakkında ayrı red gerekçesi nedeniyle ayrı nisbi vekalet ücreti taktirine” hükmedilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, bu davanın açıldığı 25.05 2009 tarihinde, Asliye Hukuk Mahkemesine Hazine aleyhine açılan tespit ve tahsil davası kabul edilerek, hüküm kesinleşmemiş olmakla kesin hüküm söz konusu olmadığı gibi, Banka o davada taraf olmadığından onun hakkında verilmiş hüküm de yoktur.
Somut olayda, tespit ve tahsil davasının yargılaması sırasında davacının hak sahibi olarak talep ettiği muhdesat kamulaştırma bedelinin davalı Hazine tarafından Bankadan çekildiğinin mahkemeye bildirilmediği, davanın kabulü üzerine Bankaya yazılan müzekkere cevabından paranın 06.01.2003 tarihinde Mal müdürlüğüne ödendiği anlaşılmıştır. O nedenle bu dava açılarak paranın sebepsiz zenginleşen Hazineden tahsilinin talep edilmesi haklı ise de, kesinleşmeyen Asliye Hukuk Mahkemesi kararının temyizi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesince, “…kamulaştırma bedelinin Hazine tarafından Bankadan çekildiği anlaşılmakla, çekildiği tarihten itibaren faiziyle birlikte Hazineden tahsiline… ” şeklinde düzeltilerek onama kararı verilmekle, bu dava konusuz kalmıştır.
O halde, dava konusuz kalmakla karar verilmesine yer olmadığına karar vermek ve yargılama giderinin dava açılmasında davalı Hazine yönünden haklılık durumuna göre bu davalıdan tahsiline karar vermek gerekirken, davanın kesin hüküm nedeniyle esastan reddi ve davalılar lehine iki ayrı vekalet ücreti taktiri doğru görülmemiştir.
Ayrıca, davacının ilk karar uyarınca yatırdığı 1.205,20 TL bakiye karar harcının iadesine karar verilmemesi de doğru değildir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek. halinde temyiz edene iadesine, 28.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.