YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7788
KARAR NO : 2011/7484
KARAR TARİHİ : 02.05.2011
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 6.165 TL için icra takibine vaki itirazın iptali icra inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde; davalının davacı müvekkilinin kiracısı olduğunu, 2004 yılı Mart ve Ekim ayları arası aylık 300 TL olan 6 aylık kira parası 1800 TL’yı, 2005 yılı Haziran ayına ait aylık 350 TL’yı, 2007 yılı Ocak ve Eylül aylarına ait aylık 450 TL’den 900 TL’yı, 2008 yılı Haziran ve Aralık ayları arası aylık 445 TL, 7 aylık toplam 3115 TL genel toplamda 6165 TL kira parasını ödemediğini, bu nedenle davalı hakkında icra takibi yapıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğu ileri sürülerek itirazın iptali %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili talip ve dava edilmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece; talep edilen kiraların davalı tarafından ödenmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Hükmü temyiz eden davalı vekili, dava edilen dönemlerden olan 2007 yılı Ocak ayı kirasının müvekkili tarafından Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. …Şubesi’nin 11.01.2007 tarihli dekontu ile 440 TL kira parasının davacıya ait 63924572 nolu hsabına yatırıldığına dair dekont örneğini ve 23.06.2005 tarihli, Haziran 2005 ayına ait 350 TL kira ödeme makbuzuna ilişkin belgeyi temyiz dilekçesine eklemiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 188. maddesinde, “Hâkimin re’sen nazarı dikkate alması kanunen iktiza eden hususlar” deyimi ile dava şartlarının kastedildiği ve bu nedenle dava şartlarının mahkemece kendiliğinden gözetileceği hususu öğretide de kabul edilmektedir. Bu noktada, dava hakkının bir anlamda dava şartı olduğu da dikkate alınmalıdır. Dava hakkının varlığı ya da düşmüş bulunmasının incelenmesi, doğrudan hâkime verilmiş ödevlerdendir. Bu nedenle önceden ileri sürülmemiş olsa bile temyiz aşamasında dava şartının tamam olup olmadığını Yargıtay kendiliğinden gözetebilir.
Davanın hukuksal niteliği ve somut olayın özelliği gereği davalı, temyiz aşamasında dava konusu borcu sona erdiren nitelikte bir belge vermişse, bu belge üzerinde gerekli inceleme yapılmak suretiyle bir karar verilmesi gerekir. Diğer bir anlatımla yargılama aşaması henüz tamamlanmamış olduğundan borcu itfa eden belge değerlendirilmeye alınmalıdır. Gerçekten de, yargılamada cevap vermeyerek davayı inkâr eden davalının bu savunması, borcun bulunmadığı savunmasını da kapsar. O nedenle, davalının borcun ne sebeple bulunmadığını açıklama ve iddianın aksine, delillerini ikame etme hakkının ortadan kalktığından söz edilemez (HGK. 26.10.2005 tarih 2005/9–546 E. 2005/611 K.).
Somut olayda; mahkemece, yalnızca davalının (kiracının) hesap numarası ve ekstresi incelenerek dava konusu kira paralarının ödenmediğine hükmedilmiştir. davacı kiralayanın hesap numaraları ve ekstreleri araştırılıp incelenmeden eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulmuştur.
O halde mahkemece; davacının (kiralayanın) da varsa banka hesap ve ekstreleri celbedilip incelenerek ve davalı vekilinin temyiz aşamasında sunduğu ödemeye ilişkin belgeler incelenerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.