Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/8400 E. 2011/15410 K. 13.10.2011 T.

Yayınlanma Tarihi: 21.01.2024 15:29


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8400
KARAR NO : 2011/15410
KARAR TARİHİ : 13.10.2011

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 2.164.58 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili, kurum sigortalısı ...'na yazılan reçetedeki tıbbi malzemelerin müvekkili şirketten 06/08/2007 tarih ve 233339 nolu fatura ile temin edilmek suretiyle hastanın ameliyatında kullanılmasına rağmen, davalı tarafından fatura bedellerinin ödenmediğini belirterek, fazlaya dair tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, 2.164,58-TL'nin 06/08/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş,
Davalı vekili, iş mahkemesinin görevli olduğunu, fatura aslı bulunmadığı için fotokopi ile ödeme yapılmadığını söyleyerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı Kanun ve 5521 sayılı Kanunun 1. maddesine göre, işçi ve işveren arasında bu kanunun uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıklar iş mahkemesinde görülür.
Bir davada mahkemenin görevi belirlenirken taraflar arasındaki uyuşmazlığın hangi hukuki sebebe dayandığına bakmak gerekir.
Davacı şirket, sosyal güvenlik mevzuatı uyarınca, davalı kurum tarafından sigortalı ve hak sahiplerine yapılması gereken sağlık yardımlarına ilişkin alacak haklarının sigortalı tarafından kendisine temlik edilmesi üzerine bu davayı açtığına göre uyuşmazlığın temelinde kurumun sağlamakla yükümlü olduğu sağlık yardımlarının ödettirilmesi isteği vardır.
Davada, davacı şirketin talebinde haklı olup olmadığı, aktif dava ehliyeti sosyal güvenlik mevzuatı uyarınca incelenip belirlenecektir.
O halde; mahkemece davaya bakmaya iş mahkemesi görevli olmakla, dava dilekçesinin bu yönden reddi gerekirken, uyuşmazlığın esası hakkında bir hüküm tesisi doğru görülmemiştir. (HGK 01.03.2006 tarih, 2006/21-5 - 2006/33 sayılı kararı.)
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve şimdilik diğer yönlerin incelenmesine mahal olmadığına, 13.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.