Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/8466 E. 2011/15982 K. 20.10.2011 T.

Yayınlanma Tarihi: 21.01.2024 14:21


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8466
KARAR NO : 2011/15982
KARAR TARİHİ : 20.10.2011

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ


Dava dilekçesinde sözleşmenin feshi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı, 16.06.2009 tarihli kira sözleşmesi ile GSM ve baz istasyonu kurmak üzere kiraladığı arsanın sit alanında çıkması nedeniyle kiralama amacı doğrultusunda kullanılması imkansız hale geldiğini ileri sürerek sözleşmeye ekli genel şartnamenin 22.maddesi uyarınca sözleşmenin feshine karar verilmesini istemiştir.
Davalı feshin şartlarının oluşmadığını bildirerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece fesih talep şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenmiş bulunan16.06.2009 tarihli kira sözleşmesinin süresinin 16.06.2014 tarihine kadar olduğu, arsa vasfındaki taşınmazın GSM ve baz istasyonu yerleştirmek amacıyla kiralandığı ve 1 yıllık kira bedelinin 4.500 ABD olduğu anlaşılmaktadır.
Yargıtay HGK.'nun 1998/3-361 Esas, 1998/373 Karar sayılı 27.05.1998 günlü karara göre, "gayri musakkaf nitelikteki kiralananlara yönelik kira tesbit davasında görev, miktar ana kuralına göre belirlenir. 6570 sayılı Yasaya tabi musakkaf nitelikteki kiralananlar yönünden görev 1711 sayılı Yasa ile değişik HUMK'nun 8/II-b-1 maddesi hükmüne göre çözümlenir" hükmü getirilmiştir.
Somut olayda, taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesi ile dava konusu kiralananın arsa vasfında bulunduğu ve musakkaf olmadığı anlaşılmaktadır. Boş arsa durumundaki kiralanan hakkında, 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun hükümleri uygulanamaz. Uyuşmazlığa Borçlar Kanununun kira ile ilgili hükümlerinin uygulanması gerekir.
Bu durumda kiralananın Borçlar Kanununa tabi yerlerden olduğu ve yıllık kira bedelinin 4500 Dolar olduğu dava değeri gözetilerek davaya Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılmak üzere görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.