Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/8490 E. 2011/13521 K. 22.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8490
KARAR NO : 2011/13521
KARAR TARİHİ : 22.09.2011

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 2.140 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde; davacının, Antalya-… İlçesi Kırış mevkiinde bulunan, 115 ada 19 parsel sayılı yerdeki bağımsız villalardan birinde tapuya şerh edilen devremülk sözleşmesi ile hak sahibi olduğunu, davalı şirketin, bundan önceki malikin iflas etmesiyle mülkiyet hakkını ihale ile aldığını, ardından devremülk hak sahiplerine yazı göndererek yönetim hakkının kendisinde olduğunu, aidatın 800 TL’ye çıkartıldığını ve (davacının daha evvel aktetdiği 30.07.2009 tarihli tapuya şerhli devre mülk sözleşmesi ile 3. şahıslara devir ve kullandırma hakkı olduğu ve hiçbir talepte bulunulamayacağı açıkça kararlaştırıldığı halde) konutlarda kaç kişi kalacağı ve gelen konuklardın 40 Euro günlük pay alacağının kararlaştırılacağını tebliğ ettiklerini, bu bedelin elektrik ve suyu kesilen davacı tarafından müzayaka halinde kalınarak ödendiği belirtilerek, 2.140 TL’nin şerh edilen sözleşmeye ve yönetim planına aykırı alındığının tespit edilerek, faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında; davacının kiracı olduğu yerin bir turizm tesisi olduğunu, kullanım hakkı karşılığında sadece kendisi ve ailesinin tesisin olanaklarından yararlanabileceğini, kendisine gelen tüm misafirlerin tesisin olanaklarından karşılıksız faydalanamayacağını, şirketlerinin yetkisi dahilinde kiracılık hakkı bulunmayanların tesisten yararlanması halinde yönetime 40 Euro ödemesi gerektiğinin kararlaştırıldığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; dosyada mevcut tapu kaydı incelendiğinde ortada bir devremülk sözleşmesi bulunmadığı gibi, kat mülkiyetininde kurulu olmadığı, davacınn talebine dayanak gösterdiği sözleşmenin ilgili kısmı incelendiğinde; sözkonusu tesiste gerek kiracının gerek yakınları ve üçüncü kişilerin tesisin hizmet ve imkanlarından ücretsiz yararlanmasının ancak ücretsiz hizmet ve aktivitelerde mümkün olacağının belirtildiği, ayrıca davacının ileri sürdüğü sözleşme hükümleri çerçevesinde tesise gelen kişilerin yakını olup olmadığını, davalı şirketçe belirlenen bedelin kaç kişiden alındığını, bu kişilerin faydalandığı ücret ve aktivitelerin üçretli olup olmadığını ortaya koyamadığından, uyuşmazlık konusu bedelin denetimi yapılamadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak dosyada mevcut davacıya ait tapu kaydına düşülen şerhe göre, kiracılık ilişkisinin (99 yıllık) varlığı uyuşmazlık konusu değildir. Davacının kiralayanı ile yapılan sözleşmenin 3. maddesi dikkate alınmak suretiyle davaya konu ücretlerden hangisinin alınacağı, hangisinin alınmayacağı, ücretin 40 Euro olmasına dair talep değerlendirilmeli ve gerektiğinde uzman bilirkişi marifetiyle de inceleme yapılmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi cihetine gidilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.9.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.