Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/8813 E. 2011/12014 K. 07.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8813
KARAR NO : 2011/12014
KARAR TARİHİ : 07.07.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada; Nizip Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/231 E.-2007/315 K.sayılı ilamı ile davalı eş (kadın) için 400 TL, davacı yanında kalan müşterek küçük çocuk … için aylık 150 TL toplam 450 TL tedbir nafakasına hükmolunduğunu, ancak aradan geçen zaman içerisinde davacının nafaka ödemekte güçlük çektiğini, davalı eşe (kadına) babasından tarlalar intikal ettiğini, müşterek çocuğun velayetinin davacıya (babaya) verilmesi için dava açıldığını, müşterek çocuğun davacının (babanın) yanında kaldığı ileri sürülere,k her iki nafakanın kaldırılmasına, olmadığı takdirde davalı (kadının) aylık 300 TL olan tedbir nafakasının aylık 150 TL’ye indirilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Mahkemece; müşterek çocuğun, davacı (baba) yanında kaldığından dolayı, çocuğun tedbir nafakasının kaldırılmasına, davalı eş (kadının) tedbir nafakasının aylık 300 TL’den aylık 150 TL’ye indirilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Müşterek çocuğun nafakasının kaldırılmasına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde, çocuk için tedbir ve iştirak nafakası hükmolunmasında, TMK.182/2, 327, 328, 329/1.maddelerine göre fiili durum nazara alınır. Yani, çocuk kimin yanında ise, çocuğa kim bakıyorsa o kişi diğer taraftan nafaka isteyebilir. Ya da nafakanın kaldırılmasını da isteyebilir.
Somut olayda, dosyadaki delillere ve tanık beyanlarına göre çocuğun bir kısım zamanda anne yanında, bir kısım zamanda baba yanında kaldığı beyan edilmiş, mahkemecede, çocuğun davacı babanın yanında kalıp kalmadığı, ne zamandan beri kaldığı tam ve sağlıklı olarak araştırılıp, tesbiti yapılmamış, ayrıca çocuğun tedbir nafakasının hangi tarihten itibaren kaldırıldığı da kararda gösterilmeden hüküm kurulmuştur. Bu şekilde eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, çocuk yönünden hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Davalı kadın yönünden tedbir nafakasının indirilmesine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise, MK.186/son maddesine göre, “eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılır” hükmü yer almaktadır. Bu maddeye göre, davalı kadının gelirinin bulunması nafaka takdirine engel değildir.
Somut olayda, her dava açıldığı tarihteki şartlara tabidir. Davalıya babasından intikal ettiği ileri sürülen tarlaların hangi tarihte intikal ettiği, bu taşınmazlardan davalının gelir elde edip edemeyeceği, edecekse ne kadar gelir elde edebileceğinin tesbiti yapılmadan ve önceye nisbeten davalının mali durumunda nafakanın indirilmesini gerektirecek şekilde değişiklik olup olmadığı, tam ve sağlıklı olarak araştırılıp, tartışılmadan eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.