Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/9501 E. 2011/14624 K. 04.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9501
KARAR NO : 2011/14624
KARAR TARİHİ : 04.10.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı dilekçesinde; ayrı yaşamda haklılık iddiasına dayalı olarak, kendisine ve müşterek çocukları … … ve … için ödenmekte olan 200 TL nafakanın 500 TL yükseltilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; bu davadan önce davalı tarafça açılan Akçaabat 1.Asliye Hukuk mahkemesindeki boşanma davasında parasal katkı ile ilgili karar verilmiş olması ve henüz kesinleşmemiş olması nedeniyle önceki bu davanın en son karar tarihinden 2 ay geçmeden eldeki davayı açmanın hakkaniyetle bağdaşmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
TMK 197 maddesi gereği, aynı yaşamda haklı olan eş diğer eşten tedbir nafakası isteyebilir.
TMK 200.maddesine göre “koşullar değiştiğinde hüküm, eşlerden birinin istemi üzerine kararında gerekli değişikliği yapar veya sebebi sona ermiş ise alınan önlemleri kaldırır” hükmü getirilmiştir.
Somut olayda önceki nafakanın takdir edildiği dava tarihi olan 23.05.2008 tarihi ile bu artırım davasının açıldığı dava tarihi olan 12.03.2010 tarihi arasında yaklaşık iki yıla yakın bir zaman geçmiş olup bu zaman içerisinde davacı (kadının) ihtiyaçları doğal olarak arttığı ve davalının (kocanın) maaşında da öncekine nisbeten artış olduğu ve paranın enflasyon oranında değer kaybına uğramış olduğu bir gerçektir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle nafakanın hakkaniyete uygun bir miktar artırılmasına karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir..
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.