YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9558
KARAR NO : 2011/14620
KARAR TARİHİ : 04.10.2011
MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada; ödenmekte olan yoksulluk ve iştirak nafakalarının zaman içerisinde ihtiyaçları karşılamadığı ileri sürülerek yoksulluk nafakasının 60 TL’den aylık 150 TL’ye, iştirak nafakasının 30 TL’den 250 TL’ye yükseltilmesi talep ve dava edilmiştir.
Mahkemece; “Davalının ekonomik durumu itibariyle nafaka artışını ödeyecek durumda olmadığı, işsiz olduğu herangi bir gelirinin bulunmadığı, omuzundaki rahatsızlıktan dolayı zorlayıcı işlerde çalışamadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacının yoksulluk nafakasının kaldırılması talebinin reddi yönünde verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; TMK’nun 327/1 maddesinde “çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır” hükmü TMK’nun 331 maddesinde de “durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafakanın miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır” hükmü getirilmiştir.
Somut olayda; artırılması istenen önceki iştirak nafakanın takdir edildiği tarih ile bu artırım davasının açıldığı tarih arasında 4 yılı aşkın bir süre geçmiş olup, müşterek çocuğun yaşı büyümüş, ihtiyaçlarıda doğal olarak artmış, paranında enflasyon oranında değer kaybına uğradığı bir gerçektir.
Mahkemece; davalı babanında 4 aydır işsiz olduğu kabulü karşısında en azından artıramı istenilen nafakalardan müşterek çocuk için iştirak nafakasının hakkaniyete uygun bir miktar artırılmasına karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu davanın her iki nafaka yönünden de reddi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.