Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2011/9838 E. 2011/15395 K. 13.10.2011 T.

Yayınlanma Tarihi: 21.01.2024 14:12


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9838
KARAR NO : 2011/15395
KARAR TARİHİ : 13.10.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, velayeti davacıda olan müşterek çocuk için daha önce hükmedilen 300 TL iştirak nafakasının, çocuğun ihtiyaçlarını karşılamadığı belirtilerek aylık 500 TL'ya çıkartılması istenilmiştir.
Mahkemece; nafakaya hükmedilme tarihinden bu yana günün ekonomik şartlarında ve paranın satınalma gücünde önemli değişiklik olmadığı gibi, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarında da önemli değişiklik bulunmadığının anlaşıldığı, çocuğun yaşı, eğitim durumu ve sosyal ihtiyaçları dikkate alındığında daha önce hükmedilen nafakanın yeterli olduğu ve aradan makul süre geçmeden davanın açıldığı, önemli bir sebep olmadıkça nafakaların artırılması için her yıl yeni dava açılmasının kabul edilemez bir durum olduğu gerekçe gösterilerek, davanın reddine karar verilmiştir.
TMK.182/2.maddesine göre, velayet kendisine verilmemiş olan mali gücü oranında çocuğun geçimi, eğitimi ve öğretim masraflarına katılmakla yükümlüdür.
Daha önce; 29.04.2009 tarihinde verilen kararla 16.04.2009 tarihinden itibaren 300 TL iştirak nafakasına hükmedildiği anlaşılmaktadır. Davacı ise, 14.09.2010 tarihinde bu davayı açarak nafakanın artırılmasını istemiştir.
Bu durum karşısında; aradan yaklaşık 18 aylık bir sürenin geçmiş olması nedeniyle bu sürenin çok kısa sayılamayacağı, iştirak nafakasının enflasyon nedeniyle paranın satınalma gücünü yitirmesi ve çocuğun büyüyen yaşıyla birlikte ihtiyaçlarının doğal olarak artması sonucunda en azından değerinin düştüğü bir gerçektir. Hakim, nafaka takdirinde; nafaka alacaklısının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumu arasında bir oranlama yaparak, önceki nafaka takdirinde sağlanan dengeyi koruyarak (en azından) enflasyon oranında artırımı öngören bir karar vermelidir.
Mahkemece, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde talebin red edilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.