Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/10307 E. 2012/14087 K. 04.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10307
KARAR NO : 2012/14087
KARAR TARİHİ : 04.06.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde kira parasının 01.01.2010 gününden başlayarak aylık 900 TL olarak tesbiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne; kiranın brüt 700 TL olarak tesbiti cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; 01.01.2010 tarihinden itibaren aylık kira bedelinin 900 TL olarak tespitini talep etmiştir.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne; aylık kira bedelinin brüt 700 TL olarak tespitine karar verilmiş; mahkeme kararını davalı vekili temyiz etmiştir.Dava konusu taşınmaz, atölye olup 10.36 m2 kullanım alanlıdır.Taraflar arasındaki kira ilişkisi, 01.01.1993 başlangıç tarihli kira sözleşmesine dayanmakta olup, kira sözleşmesinin süresi 1 yıldır, tespiti talep edilen dönem 01.01.2010 tarihinden itibaren başlayan dönemdir. Bu nedenle, kira bedelinin tespiti hak ve nesafet esaslarına göre yapılmalıdır.Kira bedelinin tespiti yöntemini belirleyen 18.11.1964 tarihli ve 2/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da kira parasının “hak ve nesafete uygun” seviyede takdiri ile “sınırlı artışı” öngörülmektedir. Bu nedenle, kira bedelinin tesbiti bir sınırlamadır ve hakim kira bedelini takdir ederken bunun bir sınırlama olduğunu gözetmelidir. Hakim, bu sınırlamayı yaparken, öncelikle tarafların tüm delilleri varsa emsal kira sözleşmelerinin aslı veya onaylı örnekleri dosyaya alınmalı, bilirkişiler ile birlikte kiralanan taşınmaz ve taraf emsalleri tek tek görülüp incelenmeli, böylece elde edilen veriler somutlaştırılarak dava konusu yer ile ayrı ayrı konumu, çevresi, niteliği, kullanım şekli, kira başlangıç tarihi, kira süreleri gibi kira parasına etki eden tüm nitelikleri karşılaştırılmalı, emsal kira bedellerinin niçin uygun emsal olup olmadığı somut gerekçelerle açıklanmalı, dava konusu taşınmazın yeniden kiraya verilmesi halinde getirebileceği kira bedeli belirlenmeli, hakim tarafından bu kira bedeli dikkate alınarak hak ve nesafete; özellikle tarafların kira sözleşmesinden bekledikleri amaçlarına uygun makul bir kira bedelinin tespitine karar verilmelidir.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; re’sen emsal araştırması yapılmadığı anlaşılmaktadır. Davacı yanın emsal göstermediği, davalı yanın gösterdiği emsallerin de sözleşmedeki kira bedelinin inandırıcı olmadığı, yerin başka bir sokakta bulunduğu gibi gerekçelerle emsal olarak kabul edilmediği anlaşılmıştır.Mahkemece; yukarıda anılan ilke ve esaslar gözetilerek, hak ve nesafete göre kira bedelinin tespit edilmesi gerekirken, açıklanan yönleri içermeyen bilirkişi raporuna itibar edilerek, eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması yönteme, yasaya, Y.İ.B.K. ve Yerleşik Yargıtay uygulamalarına aykırı olduğundan doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.