Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/10598 E. 2012/15660 K. 21.06.2012 T.

Yayınlanma Tarihi: 29.12.2023 03:12


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10598
KARAR NO : 2012/15660
KARAR TARİHİ : 21.06.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde suya müdahalenin men'i istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, davalı ...'nin tarlasından kuyu açmak suretiyle davacının öteden beri kullandığı suyun akmasına engel olduğu gerekçesiyle davalının suya müdahalesinin menini talep etmiştir. Yargılama sırasında davalının kuyu açtığı tarlasını ... Köyü Tüzelkişiliğine satması nedeniyle köy tüzelkişiliği davaya dahil edilerek yargılamaya devam edilmiştir.Davalı, ...'ye usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmamış ve davaya cevap vermemiştir.Dahili davalı köy tüzel kişiliği ise davaya konu suyu köy içme suyu olarak kullanmak istediklerini bu suyla ilgili İl Özel İdare Müdürlüğüne müracat ettiklerini davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece; dava konusu suyun dahili davalı köy tüzelkişiliği adına tahsis edilme ihtimalinin yüksek olduğu, doğal kaynak suyunun genel sulardan olması nedeniyle tahsise kadar herkesin kullanımına açık olması gerektiği, davacının talebinde haklı olmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.Kural olarak, genel sulardan herkes kadim ve öncelik haklarını ihlal etmemek şartı ile faydalı ihtiyacı oranında yararlanabilir.Somut olayda, dava konusu kaynak suyunun genel su niteliğinde bulunduğu ve davacının öteden beri sulama amacıyla kullandığı, dahili davalı Köy Tüzelkişiliği'nin ise köyün içme suyu ihtiyacı için kullanmak istediği, ancak davacıya nazaran kadim veya öncelik haklarının bulunmadığı hususu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.Bu durumda suların en az olduğu dönemde mahallinde ziraat bilirkişi ve jeoloji mühendisinin bulunduğu bilirkişi heyetiyle keşif icrası ile, zirai bilirkişiden tarafların ihtiyaç durumları bilimsel verilere uygun olarak tespit ettirilmeli fiilen yararlandıkları sular varsa bunların debisi ve katkısı jeolog bilirkişi yardımı ile belirlenmeli, ihtiyaçlarına yetip yetmeyeceği saptanmalı ve ondan sonra, içme suyu ihtiyacının sulama suyu ihtiyacına nazaran öncelik taşıdığı hususu da nazara alınıp, herkesin ihtiyaçları oranında yararlanabileceği bir su rejimi kurulması cihetine gidilmelidir.
O halde; belirtilen şekilde işlem, inceleme ve değerlendirmelerin yapılarak sonuçlarına uygun karar verilmesi gerekirken,bu yönlerden inceleme yapılmaksızın yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulması isabetli değildir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.