Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/10639 E. 2012/15193 K. 14.06.2012 T.
Yayınlanma Tarihi: 29.12.2023 05:14
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10639
KARAR NO : 2012/15193
KARAR TARİHİ : 14.06.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 4000 TL alacak yönünden itirazın iptali faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; davalı hakkında 4000 TL alacak yönünden icra takibi başlattığını,davalının icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Kural olarak her davada duruşma yapılması ve tarafların bu duruşmaya usulüne uygun bir biçimde çağrılmaları HUMK.nun 73.maddesinin emredici hükmü gereğidir. Duruşma yapılmadan karar verilebilecek istisnai haller kanunla belirlenir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.05.2003 tarih ve 2003/6–391 E. 2003/359 K. sayılı kararında da kabul edildiği gibi, taraflar duruşmaya çağrılmadan, diğer bir anlatımla taraf teşkili sağlanmadan hüküm verilememesi, Anayasanın 36. maddesi ile düzenlenen iddia ve savunma hakkının kullanmasına olanak tanınması ilkesinin doğal bir sonucudur. Gerçekten savunma hakkını güvence altına alan T.C. Anayasasının 36. maddesi ile HUMK.'nun 73. maddesinde de açıkça belirtildiği üzere, mahkemenin davalıyı dinlemek ve savunmasını almak üzere kanuni şekillere uygun olarak davet edilmedikçe hüküm verilmesinin mümkün bulunmadığını hüküm altına almış olup, aksı halde savunma hakkının kısıtlanmış sayılacağı kabul edilmelidir.
Somut olayda, dava dilekçesi ve duruşma gününün davalıya tebliği için çıkartılan davetiyenin bila tebliğ dosyaya döndüğü, davalının mernis kaydının da nüfus kayıtlarında bulunmaması üzerine yaptırılan zabıta araştırmasında adres olarak ... Otomotiv ...Servisi" belirtilmesine rağmen, davalının zabıta araştırılmasıyla tespit edilen adresine tebligat yapılmadan tekrar bila tebliğ dönen adresine Tebligat Kanunun 35.maddesine göre tebligat yapılarak ve taraf teşkili sağlanmadan hüküm tesis edildiği belirlenmiş olup bu durum usul ve yasaya aykırıdır.
6100 sayılı Yasanın 27.madde hükmü "Hukuki Dinlenilme Hakkı" olup, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6.maddesinin doğal bir sonucu olarak düzenlenmiştir. Hukuki dinlenilme hakkı iddia ve savunma hakkı kapsamına göre daha geniş ve üst bir kavramdır. Bu hak tanınmadan davanın sonuçlandırılması doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,14.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.