Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/10788 E. 2012/16746 K. 03.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10788
KARAR NO : 2012/16746
KARAR TARİHİ : 03.07.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde yargılamanın iadesine karar verilmesi faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı dilekçesinde, HUMK.’nun 445/1 maddesi gereğince yeni bir belgenin elde edilmesi sebebi ile … 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/113 E. Ve 2010/204 K. sayılı kararı hakkında yargılamanın iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın süreden reddine karar verilmiştir. Davada yargılamanın iadesi talebi 1086 sayılı HUMK.’nun 445/1 maddesinde ifadesini bulan “davadan sonra yeni delil ve belgenin ele geçirilmesi” sebebine dayanmaktadır.Aynı Kanunun 447/1 maddesi gereğince yeni delil ve belgenin ele geçirilmesinden itibaren 3 ay içinde yargılamanın iadesi talebinde bulunulması gerekir.Somut olayda, yargılamanın iadesine konu edilen dava ecrimisil talebine ilişkindir. O davada, iadei muhakeme talebinde bulunan davacı, tereke mümessili olup, terekeye ilişkin taşınmaza yönelik olarak davalıdan ecrimisil talep etmektedir. Davalı ise, taşınmazı muris ile yapılan kira sözleşmesine dayalı olarak kullandığını beyan etmektedir. Yargılama sırasında alınan rapora göre murisin 18.5.2006 tarihinden itibaren temyiz kudretine haiz olmadığı belirtilmiş,mahkemece de bu rapora göre ecrimisile hükmedilmiştir.
Davacı tarafından terekeye ilişkin olarak açılan sonraki davalarda ise alınan raporlarda, murisin 9.12.2004 tarihinden itibaren temyiz kudretine sahip olmadığı saptanmıştır. Davacı, “sonraki alınan rapor ile davada alınan rapor farklı olup”, sonraki raporun yeni belge ve delil olarak kabulü ile iadei muhakeme talebinde bulunmuştur. Bu yeni rapor ise, sonra açılan davanın 13.7.2011 tarihli duruşmasında davacı tarafından öğrenilmiş, bu tarihten itibaren de 3 aylık süre içinde, iadei muhakeme talebinde bulunulmuştur.Öyle ise mahkemece, yukarıdaki ilkeler ve kanun maddeleri gereğince, iadei muhakeme talebinin yasal 3 aylık süre içinde yapıldığı kabul edilerek, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.