Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/11500 E. 2012/15201 K. 14.06.2012 T.
Yayınlanma Tarihi: 29.12.2023 05:18
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11500
KARAR NO : 2012/15201
KARAR TARİHİ : 14.06.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 4350 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; davalıya harici satış sözleşmesi ile araç sattığını, davalının aracın devrini üzerine almadığını, bu araç ile ilgili taşıt vergisi ile trafik cezalarının toplamı olan 4350 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.Kural olarak her davada duruşma yapılması ve tarafların bu duruşmaya usulüne uygun bir biçimde çağrılmaları HUMK. nun 73. maddesinin emredici hükmü gereğidir. Duruşma yapılmadan karar verilebilecek istisnai haller kanunla belirlenir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.05.2003 tarih ve 2003/6–391 E. 2003/359 K. sayılı kararında da kabul edildiği gibi taraflar duruşmaya çağrılmadan, diğer bir anlatımla taraf teşkili sağlanmadan hüküm verilememesi, Anayasanın 36. maddesi ile düzenlenen iddia ve savunma hakkının kullanmasına olanak tanınması ilkesinin doğal bir sonucudur. Gerçekten savunma hakkını güvence altına alan T.C. Anayasasının 36. maddesi ile HUMK. nun 73. maddesinde de açıkça belirtildiği üzere, mahkemenin davalıyı dinlemek ve savunmasını almak üzere kanuni şekillere uygun olarak davet edilmedikçe hüküm verilmesinin mümkün bulunmadığını hüküm altına almış olup, aksı halde savunma hakkının kısıtlanmış sayılacağı kabul edilmelidir.Tebligat Kanununun 21. maddesine göre, kendisine tebliğ yapılacak kimse gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden çekinirse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar kurulu üyelerinden birine veyahut zabıta amir veya memuruna imza karşılığında teslim eder ve alanın adresini kapsayan ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber tebliğ olunacak kimseye keyfiyetin haber verilmesini mümkün oldukça en yakın komşularından birine bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih tebliğ tarihi sayılır.
Tebligat Tüzüğünün 28. maddesi birinci fıkrası uyarınca da tebliğ memuru adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel olan kimselerden komşu, kapıcı gibi kimselerden veya o yerin amir ve memurlarından soruşturarak beyanı tebliğ mazbatasına yazıp altını imzalatması gerekir. Gösterilen şekil geçerlilik koşuludur.Somut olayda; davalıya dava dilekçesinin 8.5.2009 tarihinde Tebligat Kanunun 21.maddesine göre yapıldığı, davetiye parçasında, tebliğ yapılacağı sırada davalının adreste bulunmama sebebinin araştırılmadığı,komşusunun imzasının alınmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda taraf teşkili sağlanmadan hüküm tesis edildiği belirlenmiş olup bu durum usul ve yasaya aykırıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.