YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12515
KARAR NO : 2012/19352
KARAR TARİHİ : 20.09.2012
MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 41.004,20 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; daha önce davalıya ait olan taşınmazın 26.04.2002 tarihinde cebri icra yoluyla davacı adına tescil edildiğini, davalının bu taşınmazın 1 ve 2 nolu bağımsız bölümlerini dava dışı şirketlere kiraladığını ve davacı adına tescilinden sonraki kira gelirlerinin davalı tarafından tahsil edildiğini belirterek, 41.004,02 TL’nin sebepsiz zenginleşen davalıdan faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. Davalı cevabında; alacağın BK.66.maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin 21.02.2001 tarihinden önceki maliki olduğunu, bu tarihten sonra davalıca yapılmış tasarruf ya da kira bedellerinin alınmasının söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.Mahkemece, en son kira parasının 15.11.2002 tarihinde alındığı, BK.66.maddesi uyarınca bu tarihten itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.Hükmü davacı vekili temyiz etmektedir.
Davada, dava konusu taşınmazların mülkiyetinin davacıya geçtiği tarihten sonra, kiralarının davalı tarafından alınması nedeniyle, malik olunan döneme ilişkin kira parasının davalıdan tahsili talep edilmiştir.04.06.1958 gün 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında “Bir kimsenin başkasına ait olduğunu bildiği ya da bilecek durumda bulunduğu bir taşınmazı kendi malı gibi kiraya verip kira paralarını toplamış olması nedeniyle, hak sahibinin o kimseden kiraların alınması için açacağı dava gerek BK.414.maddesine dayanan gerekse MK.nun 908.maddesine dayanan bir dava olarak nitelendirileceği, ancak duraksama halinde bu davanın BK.nun 414.maddesi hükmüne dayanan çıkarların devri davası sayılacağı ve bundan dolayı 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu” belirtilmiştir.Mahkemece, anılan YİBK göre Borçlar Kanununun 414.maddesinin 2.cümlesindeki düzenlemeden doğan davalarda, hakların telahuku dolayısıyla mevcut olabilecek tereddüt halinde bu davanın BK.nun 414.hükmüne dayalı çıkarların devri davası sayılacağı ve 10 yıllık (BK. 125 md.) zamanaşımına tabi olduğu düşünülmeden yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.