YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12647
KARAR NO : 2012/18356
KARAR TARİHİ : 10.09.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 11.000,00 TL borçlu olmadığının tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, davalıdan satın alınan aracın iade edilmesine rağmen karşılıksız kalan 20.12.2009 tarihli bononun takibe konulduğu nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istenilmiştir.Davalı, aracın beş aydan daha fazla davacı kullanımında kaldığı gibi kazalı olarak teslim edildiği ileri sürülerek açılan davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, davanın kabulü ile borçlu olmadığının tespiti cihetine gidilmiş, hüküm, süresinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.Yine, davacı … 31.05.2010 tarihli dilekçesi ile “davalı aleyhine dava açmak istemediğini, aracın davacı … elinde iken kaza yapıldığını ve tamiri için 10 000,00 TL masraf ister şekilde teslim edildiğini, kefil olarak senedi imzaladığını ancak davalıya herhangi bir dava ve husumetinin olmadığını” bildirmiştir.Somut olayda, davacı …’ın keşideci diğer davacı …’in müteselsil kefil olduğu bonoda davalı lehtar olup temel alacak bölümünde “malen” kaydı yazılıdır. Uyuşmazlık konusu olmayan bu kayda göre bononun araç satışı için düzenlendiği sabittir. Aracın iade edilmiş bulunması sebebiyle temel alacak (malen kaydı) yönünden dayanağını kaybetmiştir. Ancak, aracın sağlam bir biçimde teslim edilmediği kaza yaptığı bu giderin karşılanması amacıyla senedin takibe konulmuş olması iddiası ise kambiyo senedi düzenlenmesinin temel amacına ve (malen kaydına) aykırı bir sonuçtur. Sonradan ortaya çıkan kaza sebebiyle aracın hasarlı iade edilmesi ayrı bir maddi vakıa olup senede yansımayan bir hak olduğundan davacı … yönünden davalının temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.Ancak, diğer davacı müteselsil kefil … için ise davayı takipten sarfınazar etmesine göre HUMK. madde 409 (HMK 150. mad) düşünülmemesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,10.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.