Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/13026 E. 2012/23042 K. 08.11.2012 T.
Yayınlanma Tarihi: 28.12.2023 16:49
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13026
KARAR NO : 2012/23042
KARAR TARİHİ : 08.11.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde saklı paya yönelik kazandırmanın tenkisi, birleşen davada vasiyetnamenin tenfizi istenilmiştir. Mahkemece davanın ve birleşen davanın kabulüne dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacı tarafından ve davalı(k.davacı) vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde taraflar ve vekilleri gelmediler. Evrak üzerinde inceleme yapılarak işin incelenerek karara bağlanması için 06/11/2012 gününe bırakılması uygun görüldüğünden, belli günde dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davada; mirasbırakan ... 'ın düzenleme şeklinde noterde yaptığı 31/03/1998 tarihli “belirli mal vasiyetinin” tenkisi, asıl dava dosyası üzerinde birleştirilen ve davacısı ... Vakfı olan ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/1129 Esas sayılı dosyasında vasiyetnamenin tenfizi (vasiyetname uyarınca tescil) talep edilmiştir.Mahkemece; davanın kabulü ile 3.209,49 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bedel ödendiğinde mirasbırakan adına olan tapu kaydının iptali ile 3472833333/20920000000 payın davacı ... adına 17447166667/20920000000 payın elbirliği ile mülkiyet halinde davacı ve davalı adına tesciline karar verilmiştir.Karar, Yargıtay 2.Hukuk Dairesinin 19/01/2009 tarih ve 2007/19537 E.-2009/125 K. sayılı ilamı ile; “1- ...asıl dava dosyası ile birleştirilen Kuşadası Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/1129 sayılı vasiyetnamenin tenfizi davası hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğu, 2- Davalı vasiyet alacaklısı vakıf, tercihini; kendisine para ödenerek, vasiyete konu taşınmazın davacıya bırakılması şeklinde kullanmıştır. Ölüm tarihine göre; temyize konu davada uygulanması gereken 743 sayılı TMK.506.maddesi hükmüne göre, "tasarruf edilebilir kısmın" değerini karşılayan paranın hesaplanıp, bu miktarın tenkis davacısı ... tarafından davalı ... Vakfına ödenmesi halinde dava konusu taşınmazın davacı adına tapuya tesciline şeklinde hüküm kurulması gerekirken, yasaya aykırı bilirkişi raporuna dayanılarak taşınmazın elbirliği mülkiyet şeklinde taraflar adına tesciline karar verilmesi doğru görülmediği” belirtilerek bozulmuştur.Mahkemece; bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ve 1- Birleşen 2001/1129 Esas sayılı vasiyetnamenin tenfizi davasının kabulü ile 1741 Parsel sayılı taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline, 2- Asıl dava yönünden ... tarafından açılan tenkis davasının kabulü ile 5.725,99 TL'nin davacı tarafından davalı ... Vakfına ödenmesi halinde birleşen dava uyarınca davalı adına tesciline karar verilen ... İlçesi ... Köyü ... mevkiindeki 1741 Parsel sayılı taşınmazın davacı ... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline” hükmedilmiştir.Mahkemece, yukarıda açıklanan Yargıtay 2.Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyulmasına karar verilmişse de, bozma gereği yerine getirilmemiştir. Daire bozma ilamında; “...tasarruf edilebilir kısmın değerini karşılayan paranın tenkis davacısı tarafından Vakfa ödenmesi halinde taşınmazın davacı adına tapuya tesciline” karar verilmesi gerektiğine işaret edildiği halde mahkemece "saklı pay tutarı olan 5.725,99 TL'nin ödenmesi halinde davacı adına tescile karar verilmek suretiyle bozma gereğinin yerine getirilmemesi doğru görülmemiştir.
Ayrıca; tenkis davasında vakıf, tercihini; kendisine para ödenerek mülkiyetin davacıya bırakılması yönünde kullandığına göre, vasiyete konu taşınmazın tenfiz suretiyle vakıf adına tescili mümkün olamaz. Bu durumda; artık tenfiz davası açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Mahkemece, bu husus gözönüne alınmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.