Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/13291 E. 2012/20292 K. 01.10.2012 T.
Yayınlanma Tarihi: 28.12.2023 16:21
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13291
KARAR NO : 2012/20292
KARAR TARİHİ : 01.10.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 8.409,56 TL bedelli takibe vaki itirazın iptali ile inkar tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlular aleyhine enerji tüketim borcu nedeniyle ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalıların borca itirazları üzerine takibin durduğunu belirterek; itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...; babasından miras kalan dava konusu taşınmazı dava dışı kişilere kiraya verdiğini, takip konusu borcun kendisine ait olmadığını iddia ederek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...; davaya konu işyerinde kiracı olmadığını, bu işyerinde zaman zaman davalı ...'a yardım amaçlı çalıştığını, elektrik borcu ile bir ilgisinin bulunmadığını iddia ederek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava; elektrik borcunun tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemidir. Bir davada çözümü hakim tarafından bilinmeyen özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde, bilirkişiye başvurulur .Ancak hakim bilirkişi raporu ile bağlı değildir. Bu nedenle hakim, birinci bilirkişi raporu ile durumun gereği gibi aydınlanmadığı kanısına varırsa yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verebilir. İki bilirkişi raporu arasında açık aykırılık varsa ve raporlardan birinin üstün tutulmasını gerektiren nedenler bulunmadığı takdirde yeniden seçilecek bilirkişiler eliyle inceleme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir.Somut olayda mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiği belirtilmiş ise de; dosyada birbiri ile çelişen iki ayrı bilirkişi raporu bulunmaktadır. Elektrik mühendisi ... tarafından tanzim edilen ilk raporda; takibe konu elektrik tüketiminin yapıldığı iş yerinin dava dışı kişilerce internet cafe olarak kullanıldığı, aynı zamanda davalıların dernek başkanı ve gelir toplama yetkilisi oldukları dernek tarafından da kullanıldığı, davalıların takibe konu borçtan sorumlu oldukları rapor edilmişken, elektrik mühendisi ... tarafından tanzim edilen ikinci raporda; takip konusu yapılan faturaların internet cafenin aboneliğine ait olduğu, davalıların başkanı ve gelir toplama yetkilisi oldukları derneğin dava dışı ... adına kayıtlı başka bir abonelikten enerji tükettiği, kendileri tarafından işletilmeyen bir ticarethanenin elektrik sayacına ait ödenmemiş faturalardan davalıların sorumlu olmadıkları rapor edilmiştir. Raporlar arasındaki bu çelişki giderilmeden; ikinci bilirkişi raporuna göre karar verilmiş; ancak, ilk rapora neden değer verilmediği, ikinci rapora neden üstünlük tanındığı hükmün gerekçesinde açıklanmamıştır. Usule aykırı olarak raporlar arasındaki çelişki giderilmeden, hükme neden esas alındığı belirtilmeksizin ikinci bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.O halde mahkemece yapılacak iş; raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için elektrik mühendislerinden oluşan uzman 3'lü bilirkişi heyeti ile mahallinde yeniden keşif yaparak; heyetten yöntemince düzenlenmiş, tarafların itirazlarını karşılayan, denetime elverişli bir rapor alıp, hasıl olacak sonuç dairesinde hüküm tesis etmek olmalıdır.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.