YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13733
KARAR NO : 2012/20932
KARAR TARİHİ : 08.10.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 3.303,80 TL alacağın yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; davalıya 2022 sayılı Yasa uyarınca 01/09/2006’da aylık bağlandığını, davalının 26/08/2008 tarihinden itibaren Bağ-Kur kaydının bulunduğunu, davalının aylığının kesildiğini belirterek, davalıya yapılan fazla ödeme olan 3.303,80 TL’nin haksız ödenme tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.Davalı, davayı kabul etmediğini belirtmiştir.Mahkemece, 3.303,80 TL yersiz ödenme tarihlerinden itibaren her bir ödeme için ayrı ayrı işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş, mahkeme kararı davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; hükme dayanak alınan 30/03/2011 havale tarihli bilirkişi raporunda davalının çocuğu için özürlü aylığı bağlanmadan önce Bağ-Kur’dan emekli maaşı aldığının, davalının 2022 sayılı yasaya göre aylık bağlanmadan önce Bağ-Kur’dan emekli maaşı aldığı halde özürlü aylığı bağlanmasını gerektirir belgeleri gerçeğe uymayan şekilde düzenlediğinin belirtildiği anlaşılmaktadır. Oysa, dava dosyasında yeralan belgelerden 2022 sayılı Yasaya göre özürlü aylığının 01/09/2006’da; Bağ-Kur’dan emekli maaşının ise 26/08/2008 de bağlandığı görülmektedir. Bilirkişi raporunda tarihlerin birbirine karıştırılarak davalı aleyhine durum oluşturulduğu anlaşıldığından varılan sonuç da isabetli bulunmamıştır.Somut olaydaki gibi sebepsiz zenginleşme nedeniyle temerrüt faizinin yürümesi için borçlunun yani haksız mal edinenin ya bir ihtar ile ya da aleyhine bir dava açılmak sureti ile temerrüde düşürülmesi gerekir. Borçlunun temerrüdü borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmişse bu sürenin bitiminden itibaren oluşur.Dosya arasında yeralan … Valiliği Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğünün 18/03/2010 tarihli ve 511 sayılı yazısının ve anılan bu yazının davalıya tebliğ edildiğini gösteren 19/04/2010 tebliğ tarihli tebliğ alındı belgesinin aslının getirtilip incelenerek davalının temerrüde düşüp düşmediği araştırılmalı, Borçlar Kanununun 101.maddesi anlamında davalının temerrüdü yoksa dava tarihinden itibaren davalının temerrüde düştüğü kabul edilmek suretiyle faiz yönünden karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.