YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13868
KARAR NO : 2012/19284
KARAR TARİHİ : 19.09.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 2629 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan istirdaten tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı ile davalının 02.08.2007 boşandıklarını, boşanma davasında 1100 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiğini, davalının 2010 yılı nisan ayının nafakasının ödenmediğinden bahisle tahsili amacıyla takip başlattığını, davacının bu nafakayı ödemiş olmasına rağmen itiraz süresini kaçırmış olması nedeniyle takibin kesinleştiğini ve borcu tekrar ödemek zorunda kaldığını, bu nedenle davacının yaptığı mükerrer ödemenin istirdatını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulune karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama usulüne dair 4787 sayılı yasanın 4. maddesi uyarınca 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabı ile (3.kısım hariç) 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve uygulama şekli hakkındaki kanun kapsamındaki Aile Hukukundan doğan dava ve işler Aile Mahkemelerinde görülür.
İİK’nın 72.maddesi uyarınca açılan menfi tespit ve istirdat davaları genel hükümlere tabidir. İcra İflas Kanununda göreve ilişkin özel bir hüküm öngörülmemiştir.
Somut olayda nafaka borcunun istirdatı davasında borcun TMK 327 ve devamı maddelerinden kaynaklandığı ve dolayısıyla “Aile Hukukuna” ilişkin bulunduğu anlaşılmaktadır. Borç Aile Hukukundan (nafaka yükümlülüğünden) doğduğuna göre açılan bu davanın (istirdat) 4787 sayılı yasanın 4.maddesi gereğince Aile Mahkemesinde bakılması gerekmektedir. Görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Açıklanan nedenlerle davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.