Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/14276 E. 2012/20530 K. 03.10.2012 T.

Yayınlanma Tarihi: 28.12.2023 19:20


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14276
KARAR NO : 2012/20530
KARAR TARİHİ : 03.10.2012

MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 6.218,60 TL'nin tahsili için girişilen takibe yapılan itirazın iptali ile %40 inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, davalının 4 adet faturaya dayalı olarak davacıdan araç tamiri, yedek parça ve işçilik olmak üzere toplam 6.218,00 TL'lik hizmet almasına rağmen yapılan bu hizmet ve parça satışları karşılığında tahakkuk eden fatura bedellerini ödemediğini, bunun üzerine davalı hakkında icra takibi yapıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevabında, davacı tarafa herhangi bir borcun bulumadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının kendi ticari defterlerine göre dava konusu faturalardan dolayı herhangi bir alacağı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.Kural olarak, iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur (MK.mad.6). Davalı, davacı tarafından parça satış ve araç tamirine ilişkin düzenlenen fatura bedellerinin davacı tarafa ödendiğinin her iki tarafın ticari defterlerindeki kayıtlara göre sabit olduğunu bu nedenle davacı tarafa borcu bulunmadığını belirtmiş, mahkemece tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde ise, tacir olan davacının yevmiye defterinde, davaya konu teşkil eden dört adet toplam 6.218,60 TL tutarındaki fatura karşılığı herhangi bir alacağın mevcut olmadığının aksine fatura bedellerinin tamamının davacı defterlerinde nakit olarak tahsil edildiği şeklinde kaydedilmiş olduğunun tespit edilmiş olmasına göre, taraflar arasındaki alışveriş ilişkisi neticesinde bedelin ödenmediğini davacının HUMK.nun 288/l maddesi uyarınca yazılı belge ile kanıtlamalıdır. İddiasını başka delillerle ispat edemeyen davacının, davalıya yemin teklif etmesi gerekir.Bilindiği gibi, davanın çözümlenmesine etkisi olan bir vakıanın ispatı için, ispat yükü kendisine düşen tarafın diğer tarafa teklif ettiği yemine, taraf yemini veya kesin yemin denir (HUMK m.344). Hakim tarafından re’sen teklif edilen yemin (HUMK m.355-362) karşıtı olarak kullanılan taraf yemininde, yemin teklifini taraflardan biri diğerine yapmaktadır. Bu cümleden olarak, yemin teklifini, ispat yükü kendisine düştüğü halde iddiasını veya savunmasını başka delillerle ispat edememiş taraf yapar. Bu halde, ilk önce diğer delillerin incelenmesi ve bunlar ile iddia veya savunma ispat edilememişse ancak bu takdirde yemin deliline başvurulması gerektiği kuşkusuzdur. Eş söyleyişle, diğer delilleri ile birlikte yemin delilini de bildirmiş olan taraf, diğer delillerle iddia veya savunmasını ispat edemezse, o zaman kendisine yemin teklifi hakkı kullandırılmalıdır. Kuşkusuz, kesin delil niteliğinde bulunan yemin deliline dayanan taraf, bu delile sıra gelmiş olduğunu başka türlü bilemeyeceğinden; mahkeme, yemin teklif etmek hakkı bulunduğunu istek sahibine hatırlatmakla yükümlüdür. Şu durumda kural olarak, yemin teklifi hakkı kullandırılmadan o taraf aleyhine karar verilemez.
Somut olayda, takip ve dava konusu faturalara konu mal ve hizmet bedelinin ödenmediğini savunan davacı, bu savunmasını belgeyle usulen ispat edemediğine ve dava dilekçesinde HUMK 344 ve devamı maddelerinde düzenlenen yemin deliline de dayandığının anlaşılmasına göre, davacının davalıya yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılmadan karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.