Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/14430 E. 2012/22894 K. 07.11.2012 T.

Yayınlanma Tarihi: 28.12.2023 15:55


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14430
KARAR NO : 2012/22894
KARAR TARİHİ : 07.11.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ


Dava dilekçesinde 15.000 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesi ile; davaya konu taşınmazı davalı ile birlikte dava dışı 3.kişilerden satın aldıklarını,davacı tarafından eski maliklere 200.000 TL ödendiğini, ancak taşınmazın 20.000 m2 nin altında olması nedeniyle davalı ve davacı adına tescili mümkün olmadığını bu nedenle davalı ... adına tescil edildiğini, aralarında 24.04.2008 tarihli protokol düzenleyerek taşınmazın ½ 'sinin davacıya ait olacağının kararlaştırmalarına rağmen davalının taşınmazı yine dava dışı 3. bir kişiye satarak devrini yaptığını iddia ederek aralarındaki protokole uymayan davalıdan, taşınmazın değer tespiti yapılarak ½ hisse değerinin şimdilik 15.000 TL'sini 24.04.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacının davaya konu olan taşınmazın satışı konusunda eski maliklerle davalı arasında aracılık ettiğini, davalının satış bedelini eski maliklere nakledebilmesi için davacının banka hesabına havale ettiğini, bahsi geçen 24.04.2008 tarihli protokolün ise şarta bağlı taşınmaz satış vaadi sözleşmesi niteliğinde olup, gerekli hukuki şartları taşımadığından geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, taşınmazın satış tarihindeki rayiç bedelinden davacının payına düşen bölüm olan 5.480 TL'nin 23.06.2008 (taşınmazın davalı tarafından 3.kişiye satış tarihi) tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre,davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;Dava, tapuda kayıtlı bir taşınmazın inançlı sözleşmeye göre taraflarca birlikte edinilmesine rağmen tapu kaydının davalı adına oluşması sebebiyle ½ 'sinin davacı adına tescil edilmemesinden doğan tazminat davasıdır.
Taraflar arasındaki sözleşme ile davaya konu taşınmazın ½ 'sinin davacı adına tescil olunacağı belirtilmiş ise de bu sözleşme Borçlar Kanunu'nun 213, Tapulama Kanunu'nun 26 ve Noterlik Kanunu'nun 55.maddelerine göre geçersizdir.Bu durumda akdin ifasının imkansız hale geldiği davalının taşınmazı 3.kişiye sattığı tarih itibariyle denkleştirici adalet ilkesinin uygulanması gereklidir ancak bu ilkenin uygulanabilmesi için öncelikle davacı tarafından yapılan ödemelerin, Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunu 75 ve 179/3 maddeleri ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 31.maddesi gereğince, belirlenmesi ve ispat olunması için davacıya süre verilmesi ve ispat olanağının tanınması gereklidir.Bu değerlendirme yapılmadan, denkleştirici adalet ilkesi uygulanmadan, yetersiz bilirkişi raporuna göre 5.480 TL'nin tahsiline karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.