Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/14434 E. 2012/20623 K. 03.10.2012 T.

Yayınlanma Tarihi: 28.12.2023 22:52


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14434
KARAR NO : 2012/20623
KARAR TARİHİ : 03.10.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ


Dava dilekçesinde 50498 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesi ile; tarafların, davalının eşine ait taşınmazı eşine vekaleten davacıya satışı konusunda sözlü olarak haricen anlaştıklarını, davalının kaparo talep etmesi üzerine toplamda 30.498 TL değerinde 5 adet çeki ciro ettiği, çeklerin davalının oğlu tarafından tahsil edildiği ayrıca 20.000 TL nakit parayı da davalıya elden verdiğini, buna rağmen davalının bugüne kadar davacıyı oyalayarak satış işlemini gerçekleştirmediğini iddia ederek, toplam 50.498 TL alacağın tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; zamanaşımı ve husumet itirazlarında bulunmuş, davanın herhangi bir belgeye dayanmayan bir gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinden kaynaklandığını ve hukuken itibar edilemeyeceği, davalının oğlu tarafından tahsil edildiği belirtilen çeklerin ise davaya konu işlemden dolayı davalıya teslim edildiğinin kanıtlanamadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Davada, 20.000 TL 'nin nakit olarak davalıya ödendiğine dair davalının imzasını taşır adi yazılı belge için davalı isticvap edilmiş, davaya konu taşınmazı davacının kuzeni olan ...'un almak istediğini, kaparo olarak bir kısım çekler verildiğini , çeklerin karşılıksız çıktığını, kendisinin de bu satıştan vazgeçerek çekleri ...'e iade ettiğini, ayrıca ... ile aralarında tekstil işi olup, ...'un tekstil işinden kendisine 20.000 TL borcu olduğunu, borcunu ödeyince, bunu ayrı bir kağıda yazarak ...'e imzalayarak belgeyi verdiğini, bu paranın kendisine fazladan verilen bir para olmadığını, dava konusu çeklerle ilgili bilgisinin bulunmadığını beyan ederek imzaladığı görülmektedir.Bunun yanında, davacı vekilinin 20.000 TL'lik kısım dışında kalan alacağı için davalıya yemin teklifinde bulunduğu, davalı asilin yemin teklifini kabul ettiği, isticvapta söylediği beyanlarını tekrar ederek, dava konusu çeklerle ilgili bilgisinin bulunmadığını, neden çeklerin oğlu ... tarafından alındığını bilmediğini, çek bedellerini kendisinin tahsil etmediğini beyan ederek, yemin ettiği görülmektedir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalının davaya konu çeklerle ilgili yemin etmesi nedeniyle, çek bedelleri yönünden davanın reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından sair temyiz itirazlarının REDDİNE,Davalıya elden verildiği iddia edilen 20.000 TL yönünden ise;Dosya arasında bulunan 07.10.2006 keşide tarihli çek fotokopisi üzerinde ''20.000 YTL nakit ...'e verildi'' ibaresi altındaki imza ve 20.000 TL nakit alındığı davalı ... tarafından inkar edilmemiş, O halde artık bu paranın davaya konu olay nedeniyle verilmediğini, ispat yükü davalıya düşmektedir. Bu husus dikkate alınmadan ispat yükü davacıda kabul edilerek, bu kısım için de talebin reddi doğru görülmemiştir.
O halde, mahkemece yapılacak iş; davaya konu olan 20.000 TL nakit para yönünden ispat yükünün davalı tarafta olduğu gözetilerek, davalı savunma ve delillerini değerlendirmek suretiyle sonuca gitmektir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.