Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/14473 E. 2012/22046 K. 18.10.2012 T.
Yayınlanma Tarihi: 28.12.2023 19:08
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14473
KARAR NO : 2012/22046
KARAR TARİHİ : 18.10.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 3.788,75 TL'lik alacağa vaki itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı ... vekili dava dilekçesiyle; davalının belediyeye olan çevre temizlik, eğlence ve reklam vergilerini vermediğinden bahisle 3.788,75 TL kamu alacağı için başlattıkları takibe davalı tarafın itirazın iptali ile inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı, davanın reddini savunmuştur.Mahkemece; davacı belediyenin bir kamu tüzel kişisi olduğu, sözleşmeye dayanmayan tek taraflı olarak tahakkuk ettirdiği vergilerin tahsilinde 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun hükümlerine göre, alacaklı kamu idaresinin yerel tahsil dairesince ödeme emri çıkartılarak takip yapması gerekirken, özel hukuk hükümlerine göre takip başlatılmış olması nedeniyle, ortada usulüne uygun bir takip bulunmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.Vergi alacaklarının tahsil yöntemi 6183 sayılı yasada düzenlenmiş olup, davacı idarenin alacağını tahsil için sözü edilen yasada yazılı olan yollara başvurması gerekmektedir. İdarenin bu yola gitmeyerek takip konusu alacak özel hukuk hükümlerine tabiymiş gibi icra müdürlüğüne başvurarak ödeme emri tebliği, davacının alacağını normal icra takibine konu yapmak suretiyle tahsil yolunu tercih ettiğini gösterir.Davacının seçeneğinde bulunan bu yolu ortadan kaldıracak şekilde mutlaka ve münhasıran 6183 sayılı kanun gereğince alacağını tahsil etmesi gerektiğine dair karar ittihazı davacı idarenin seçimlik hakkını ortadan kaldırıcı niteliktedir. İcra İflas Kanunun 67.maddesinde; "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren 1 sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir" hükmüne yer verildiğine göre itirazın iptali davaları açıkça adli yargının görev alanı içine girmektedir.O halde mahkemece esasa girilerek, itiraza uğrayan ilamsız icra takibi ile ilgili gerekli inceleme yapılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.