Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/14583 E. 2012/19974 K. 26.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14583
KARAR NO : 2012/19974
KARAR TARİHİ : 26.09.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava ve ıslah dilekçesinde 37.046,00 TL maddi ve 2.000 TL manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekilİ tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dilekçesinde; mülkiyeti davacıya ait 421 ada 124 parselde kayıtlı 260 m2 alana sahip bir katlı yığma ev ve arsanın, Belediye Meclisinin 06.02.1996 günlü kararı ile yapılan imar planı tadilatıyla bitişikte bulunan okula katıldığını, belediye meclisinin yaptığı imar değişikliği nedeniyle davacı tarafından noterde 1995 yılında yapılan satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin uygulanamaması ve halen davacıya Belediye’den, yapılan imar planı gereği imar izni verilmemesi nedeniyle davacının zarara uğradığını, davacının 12 yıl boyunca taşınmazı ne satabildiğini, ne inşaat yapabildiğini ne de yaptıracağı inşaatın getirisinden faydalanabildiğini belirterek imar planı tadilatı nedeniyle oluşan 10.000 TL maddi tazminat ile yaşanan olaylar nedeniyle 2.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 12.000 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 15.03.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini 37.046,00 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı … vekili dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusunun idari yargının görev alanına girdiğini, her ne kadar dava konusu taşınmaz imar planında okul alanı olarak görünse de taşınmazın halen mülkiyet sahibi olan davacının tasarrufunda bulunduğunu ve Kullanıldığını dolayısıyla davalı … tarafından el atmanın söz konusu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; davacı taşınmazına herhangi bir şekilde fiilen el atma söz konusu olmamasına rağmen imar planındaki okul alanı kullanımından dolayı davacının 1996 yılından beri tasarruf yetkisinin kısıtlandığı, arsası üzerine herhangi bir inşaat yaptıramadığı, inşaat yapımı ile ilgili yaptığı sözleşmelerin semeresiz kaldığı bu nedenle davacının taşınmazının mevcut haliyle getirdiği kira getirisi dışında taşınmazını müteahide vererek kendisine verilen dairelerin getireceği kira gelirlerinin de nazara alınarak davanın kısmen kabulü ile 37.046,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden, dava konusu 421 ada 124 parsel sayılı taşınmazın bir katlı yığma ev ve arsa vasfı ile davacı adına tapuda kayıtlı olduğu, Belediye Meclisinin 06.02.1996 tarih ve 8 sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın, 24 derslikli okul alanının ve oyun alanının yetersiz olmasından dolayı okul alanı olarak imar tadilatı kapsamına alındığı, davacının muhtelif zamanlarda İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne ve Belediye’ye müracaatta bulunarak söz konusu taşınmazda inşaat yapmak için imar izni ve taşınmazın kamulaştırılmasını istediği, ödenek yetersizliğinden dolayı kamulaştırma işleminin yapılamadığının ve söz konusu alanın imar planında kaldığından inşaat izni verilmeyeceğinin davacıya bildirildiği,dava konusu edilen taşınmazın halihazırda davacı tarafından fiilen kullanıldığının, mevcut haliyle kullanımında herhangi bir kısıtlamanın bulunmadığının, davalı … tarafından taşınmaza fiilen el atmanın bulunmadığının da mahkemece keşfen tespit edildiği anlaşılmıştır.Uyuşmazlık; imar tadilatı planında okul alanı olarak ayrılmış bulunan bu nedenle davacı tarafa inşaat izni verilmeyen ancak kamulaştırma işlemleri de yapılmamış olan dava konusu taşınmaza, davalı idarece fiilen el atılmadığının belirlenmiş olması karşısında, davacının taşınmazı kullanamaması iddiasına dayalı olarak tazminat talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Tapuda halen davacı adına kayıtlı bulunan ve imar planında okul alanında gösterilen 421 ada 124 parsel sayılı taşınmazda davacının muvakkat yapı yapabileceği ve başka şekillerde tasarruf edebileceği ayrıca taşınmazın hali hazırda davacı tarafından üzerindeki ev ile birlikte kullanıldığı anlaşıldığından, davacının kullanımının davalı idarece sürekli şekilde fiilen engellenmediği açıktır. Davalı idarenin, 421 ada 124 parsel sayılı taşınmaza fiilen el atmadığı, taşınmazı elinde bulunduran tapu maliki davacıyı tasarruftan men etmediği, imar planında okul alanında gösterilmiş olsa dahi bu amaca yönelik olarak taşınmazda fiilen düzenleme yapıp kamu hizmetine tahsis etmediği, davadaki talebin de kamulaştırmasız el koyma nedeniyle taşınmaz bedelinin tahsili istemi olmadığı da gözetilerek, taşınmazın kullanılamaması nedeniyle talep edilen tazminatın bu nedenlerle reddine karar verilmesi gerekirken, aksi düşünceyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla, yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.