Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/14610 E. 2012/21419 K. 11.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14610
KARAR NO : 2012/21419
KARAR TARİHİ : 11.10.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 7.000 TL manevi, 1500 TL maddi tazminatın, karşı davada … ve … için 8.500 TL manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın davalılar …, …, … yönünden reddi, … yönünden kısmen kabulü, karşı davaların kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; davalılardan …’ın diş teknisyeni, diğer davalıların ise diş hekimi olduklarını, kendisine protez yapımı esnasında yanlış tedavi uyguladıklarını ağzında çeşitli problemler oluştuğunu, ihmal ve kusurları bulunduğunu, diş teknisyeni davalının ise hijyenik koşullara uymadığını belirterek, maddi ve manevi zarara uğradığını 1500 TL maddi, 7000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davalılardan … ve … cevap ve karşı dava dilekçelerinde; kendilerinin davacıya müdahale eden doktorlar olmadıklarını, buna rağmen kendilerini haksız olarak kaymakamlık makamına şikayet ederek soruşturma açılmasına neden olduğunu, haksız şikayet nedeniyle manevi olarak yıprandıklarını belirterek, davanın reddi ile karşı davalarında ayrı ayrı 8.500 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmişlerdir.Davalı …, yaptığı işlemlerin doğru olduğunu laboratuar tarafından uygun protez yapılmadığı için hastayı mağdur etmemek için protezleri davacının ağzına takmadığını, bu hususta bilirkişi raporu alındığında durumun aydınlanacağını belirterek davanın reddini dilemiştir.Davalı …, yargılamaya katılmamış, cevap dilekçesi vermemiştir.Mahkemece; alınan bilirkişi raporunda; “gerekli işlem sıralamasının doğru uygulanmaması nedeniyle, tedavi planlamasının hatalı yapıldığının bildirildiği, tedavi planlamasını yapan hekimin davalı … olduğu, diğer davalı doktorların herhangi bir müdahalesi bulunmadığı, diş teknisyeni olan davalının da, davalı …’ın emir ve talimatıyla hareket ettiği; davacının, davalı (karşı davacılar) … ve … hakkında kaymakamlık makamına haksız şikayette bulunduğu, davacının dişlerine müdahale ve tedavi planlaması sırasında eylemleri bulunmadığı gerekçe gösterilerek; davacı (karşı davalı) nın, davalılardan …’a yönelik maddi tazminat talebinin kabulü, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5000 TL’nin davalıdan tahsiline, diğer davalılar yönünden maddi ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Karşı davanın ise kısmen kabulü ile 750 TL karşı davacı …, 750 TL karşı davacı … bakımından manevi tazminata hükmedilmiştir.Hükmü davacı vekili ile davalı … temyiz etmektedir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, tarafların belirtilen hususlar dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine;
Ancak, davacı … vekilinin temyizi yönünden; tüm dosya kapsamına göre davacı (karşı davalının) kaymakamlık makamına yaptığı şikayeti ile karşı davacıları zarara sokmak veya mutad şikayet hakkını kullanmaktan öte bir amacı bulunduğu saptanmadığına göre karşı davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.Davalı …’ın temyizi yönünden;Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Davaya konu olan olayda; olay tarihi, oluş biçimi, olayın özellikleri, ekonomik olgular ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde mahkemece takdir olunan 5000 TL manevi tazminat miktarının fazla olduğu düşünülmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.