Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/14842 E. 2012/20137 K. 27.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14842
KARAR NO : 2012/20137
KARAR TARİHİ : 27.09.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 1.500,00 TL alacak için itirazın iptali, inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili, taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye istinaden müvekkilinin davalı borçlunun muhasebe kayıtlarını tuttuğunu, ancak 2010 yılı ocak, şubat, mart ayı ücretleri ödenmediği için tahsil için başlatılan takibe vaki haksız itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, hakkında borçlu sıfatıyla takip yapılan … Konutları Yönetiminin tüzel kişiliği mevcut olmadığından, pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Davalı yönetimindeki site tek parsel üzerinde kurulu ve kat irtifakı kurulu olup, tamamlanmış yapının bağımsız bölümlerin üçte ikisi fiilen kullanılmaya başlanmıştır. Bu nedenle kat mülkiyetine geçilmemiş olsa dahi ana gayrimenkulün yönetiminde kat mülkiyeti hükümleri uygulanır (KMK.md.17). Dosyaya getirtilen yönetim planı ve Kat Mülkiyeti Kanunun 35. maddesi uyarınca, yönetim dolayısıyla doğan borçların ödenmesi yöneticinin görevleri arasındadır. Kaldı ki uygulamada uyuşmazlıkları çözümsüzlüğe götürmemek adına bu tür toplu yapılarda seçilmiş yöneticinin o site adına imza koyduğu sözleşmelerde çıkan uyuşmazlıklarda yönetimin tüzel kişiliği olmasa da hak edilmiş hizmet bedeli istenmekle davada vekaletsiz iş görme hükümlerine göre taraf ehliyetinin bulunduğu kabul edilmektedir (HGK.23.9.1998 gün ve 1998/18-589-599 s.içt.).
Yukarıda yazılı yasal düzenleme yerleşik uygulama nazara alınmadan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.