Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/14878 E. 2012/20498 K. 02.10.2012 T.

Yayınlanma Tarihi: 28.12.2023 19:12


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14878
KARAR NO : 2012/20498
KARAR TARİHİ : 02.10.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 3967 TL borçlu olmadığının tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, müvekkili olan davacının, davalı olan emlakçinin dairedeki eksilikleri, tapu devri sırasında tamamlamış olması şartı ile taşınmazı satın alma konusunda anlaştığını, bu eksiklikler yerine getirilmediği için, davacının taşınmazı almaktan vazgeçtiğini, buna rağmen, davalının davacı aleyhine komisyon ücretinin tahsili amacı ile icra takibi yaptığını beyan ederek, bu takip nedeni ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.Davalı savunmasında, tarafları bir araya getirerek, satış aşamasına gelinmesinin sağlandığını, bu nedenle de ücrete hak kazandığını beyan etmiştir.Mahkemece, alıcı ile satıcı arasında gayrimenkul satış işleminin gerçekleşmediği, davalının ücrete hak kazanabilmesi için satışın gerçekleşmesinin gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Boçlar Kanununun 404.maddesinde belirtildiği üzere "Tellalık bir akittir ki onunla tellal ücret mukabilinde bir aktin yapılması imkanı hazırlamayı veya aktin icrasına tavassut etmeyi üstlenir." Taraflar arasında geçerli bir tellallık sözleşmesinin bulunduğu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, tellallık hizmetinin verilip verilmediği noktasındadır. Tellallık ücretini talep hakkı hemen tellallık sözleşmesinin kurulmasıyla doğmaz. Eş söyleyişle sözleşmenin kurulmuş olması, ücrete hak kazanılması için yalnız başına yeterli değildir. BK.405.maddesi gereğince yaptığı hazırlık veya icra eylediği aracılık akdin kurulmasına müncar olunca tellal ücrete hak kazanır. Şu halde, davacının tellallık ücretini isteyebilmesi için tellallık sözleşmesinde sözü edilen taşınmaz satışının davacının aracılığıyla ve çalışması ile gerçekleşmiş olması gerekir.Somut olayda, taraflar arasında yazılı şekilde yapılan komisyon sözleşmesinde “satıştan vazgeçen tarafın, iki tarafın komisyonunu ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği” kararlaştırılmıştır.Davalı emlakçi, davalı, satıcı ile davacı alıcıyı bir araya getirmiş ve bu şekilde de satış aşamasına gelinmiştir. Bu aşama itibariyle artık davalı tellal ücrete hak kazanacaktır. Davacı alıcı, satış aşamasında, dairedeki eksikliklerin davalı tarafından giderilmediği gerekçesi ile, satıştan vazgeçmiştir. Davacı, her ne kadar dairedeki eksikliklerin davalı tarafından giderilmesi gerektiğini, davalının bu taahhüdünü yerine getirmediği gerekçesi ile taşınmazı almaktan vazgeçtiğini iddia etse de bu iddiasını ispat edememiştir. Kaldı ki taraflar arasındaki sözleşmede, dairenin ne şekilde teslim edileceği, taşınmazın vasıfları konusunda bir açıklık bulunmadığı gibi, davalının eksikliklerin giderilmesi konusunda bir yükümlülük üstlendiği konusunda da, dosyada delil bulunmamaktadır. Davalı komisyoncunun görevi, tarafları bir araya getirerek, satış aşamasına gelmelerini sağlamaktır ve bunu da gerçekleştirmiştir. O halde ücrete hak kazanacaktır.Bu itibarla mahkemece, davalı komisyoncunun ücrete hak kazandığı kabul edilerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.