YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14926
KARAR NO : 2012/20231
KARAR TARİHİ : 01.10.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde kiracılığın tespiti ile tahliyenin durdurulması istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, davalıya ait mecurun 06.08.1998 yılından beri, çay bahçesi amacıyla kiralandığı ve kullanıldığını, en son davalının …16. İcra Müdürlüğünün 2007/3908 sayılı dosyası ile aleyhine tahliye ve kira alacağı istemli takip yaptığı ancak alacağın tahsili sonucunda mecurun kullanılmaya devam edildiği ileri sürülerek sözleşmenin sözlü olarak yenilendiğinin ve kiracılığın tespiti ile tahliyenin durdurulması talep ve dava edilmiştir.
Davalı, belediye olmaları nedeniyle zımni olarak kira sözleşmesinin kurulmasının söz konusu olamayacağı nedeniyle davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, taraflar arasında B.K.’nun 262 maddesinden kaynaklanan ihtilaf bulunduğu ve davacının kira sözleşmesinin süresiz olarak devam ettiğinin tespitini isteyemeyeceği gerekçesi ile sabit olmayan davanın reddine karar verilmiştir.HUMK’nın 8/2. fıkrasında değerine bakılmaksızın kira sözleşmesine dayanan her türlü tahliye, akdin feshi yahut tespit davaları, bu davalarla birlikte açılmış kira alacağı ve tazminat davaları ve bunlara karşılık olarak açılan davaların Sulh Hukuk Mahkemesinin görevi içinde kalacağı belirtilmiştir. Kiracılığın tespiti ve muarazanın men’i davası bunlar arasında sayılmamıştır. Bu durumda görevli mahkemeyi belirlemede davanın değeri, bu bağlamda bir yıllık kira bedeli esas alınır. Bir yıllık kira bedelinin 7230,00 TL olan görev sınırının üzerinde olduğunun anlaşılması durumunda davaya bakmak Asliye Hukuk Mahkemesinin görevi içinde kalır.
Mahkemece, açılan davanın HUMK’nın 8/2. maddesi gereğince Sulh Hukuk Mahkemesinin görevi içinde kalmadığından mahkemenin görevsizliğine, talep halinde dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken işin esası hakkında hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.