Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/15092 E. 2012/24246 K. 26.11.2012 T.
Yayınlanma Tarihi: 28.12.2023 18:37
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15092
KARAR NO : 2012/24246
KARAR TARİHİ : 26.11.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde vasiyetnamenin iptali, olmadığı takdirde tenkisi istenilmiştir. Mahkemece davanın HMK. nun 115/2 maddesi gereğince usulden reddine dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacılar vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden temyiz eden davacılar vekili Av. ... geldi. Aleyhine temyiz olunan davalı ve vekili gelmedi. Gelen davacılar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin karara bağlanması için belirlenen güne dosyanın bırakılması uygun görüldü.Belirli gün ve saatte dosyadaki bütün kâğıtlar okunarak, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar vekili; mirasbırakan ...’e ait 20.03.1992 tarihli vasiyetnamenin, ehliyetsizlik, irade fesadı ve şekil eksikliği nedenleri ile geçersiz olduğunu ileri sürerek iptalini, bunun mümkün olmaması halinde ise tenkisini talep etmiştir.Davalı vekili; vasiyetnamenin yasalara uygun olduğunu savunarak; davanın reddini dilemiştir.Mahkemece; dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu ile Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen tarifeye göre hesaplanan 640 TL gider avansının iki haftalık kesin süre içerisinde yatırılması için davacılar vekiline tebligat çıkartıldığı, ancak tebligatın 11.11.2011 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, tayin edilen kesin süre içerisinde gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle, HMK. nun 115.maddesinin 2.fıkrası gereğince davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir
Tebligat Kanununun 17 ve Tüzüğün 23.maddesine göre belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.Bu şekilde yapılan tebligatın geçerli olabilmesi için muhatabın o yerde bulunmadığının tebliğ evrakına yazılması gerekir.
Gider avansının kesin süre içerisinde yatırılması için davacılar vekiline yapılan tebligatta, muhatabın o yerde bulunmadığına dair bir kayıt yer almamaktadır. Şu durumda tebliğ memurunun yukarıda açıklanan ilkelere riayet etmeden yaptığı tebligat usulüne uygun bir tebliğ işlemi olarak değerlendirilemez.Öte yandan, aynı kanunun 32. maddesi hükmüne göre tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır, muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur.Somut olayda; davacılar vekili, 31.01.2012 tarihli oturumda usulsüz tebliğden haberdar olarak itirazlarını bildirmiş ve 01.02.2012 tarihinde gider avansını yatırmıştır.O halde mahkemece; davacılar vekilinin tebligatın usulsüzlüğüne yönelik itirazına itibar edilmesi ve gider avansının süresinde yatırılmış olduğunun kabulü ile yargılamaya devam olunması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 900 TL vekâlet ücretinin davalı taraftan alınıp davacı tarafa verilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.