Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/15252 E. 2012/20276 K. 01.10.2012 T.

Yayınlanma Tarihi: 28.12.2023 15:47


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15252
KARAR NO : 2012/20276
KARAR TARİHİ : 01.10.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ


Dava dilekçesinde genel kurul kararının iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada; 20.03.2010 tarihli kat irtifakı sahipleri genel kurulunun aldığı kararların iptali istenilmiştir.Mahkemece, 2/3 fiili kullanım koşulunun gerçekleşmediği,davalıların kat mülkiyetine geçmeleri, genel kurul toplamaları ve karar almalarının yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile davanın kabulü cihetine gidilmiş, 20.03.2010 tarihli genel kurulun ve alınan kararların iptaline karar verilmiş, hüküm davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üzerinde kat irtifakı kurulu ancak Kat Mülkiyeti Yasasının 17. maddesine göre bağımsız bölümlerinin 2/3'ünün fiilen kullanılmadığı tespit edilen ana taşınmazda kat irtifakı sahipleri genel kurulunun aldığı kararların iptali istemidir.Kat Mülkiyeti Kanununun 17. maddesinin son fıkrasında "kat irtifakı kurulmuş gayrimenkullerde yapı fiilen tamamlanmış ve bağımsız bölümlerin üçte ikisi fiilen kullanılmaya başlanmışsa, kat mülkiyetine geçilmemiş olsa dahi ana gayrimenkulün yönetiminde kat mülkiyeti hükümleri uygulanacağı hükme bağlanmıştır.Buna göre kat irtifakı kurulmuş gayrimenkullerde Kat Mülkiyeti Yasasının hükümlerinin uygulanabilmesi için hem yapının tamamlanması koşulunun ve hem de bağımsız bölümlerin üçte ikisinin fiilen kullanılmaya başlanmış olması şartının birlikte gerçekleşmesi gerekir.Dava konusu uyuşmazlıkta; kanunda öngerilen nispette fiili oturum olmadığından Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri uygulanamayacak olup uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde çözümlenmesi gerekmektedir.Asliye Hukuk Mahkemesinin görevi asıl, Sulh Hukuk Mahkemesinin görevi istisna olduğundan, konusu para olmayan veya para ile değerlendirilemeyen davalar ile yasanın açık biçimde Sulh Mahkemesini görevlendirmediği tüm davalar Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür. Mahkemeler arasındaki görev ilişkisi kamu düzeni ile ilgili olduğundan, dava sonuçlanıncaya kadar re'sen dikkate alınır.
Somut olayda, dava konusu uyuşmazlık, kat irtifakı sahipleri genel kurulunun aldığı kararların iptali istemine ilişkin olup, değeri para ile ölçülemeyen bir uyuşmazlık olduğundan, mahkemece davanın Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine girdiği gerekçesi ile görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası hakkında hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.