Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/15256 E. 2012/20274 K. 01.10.2012 T.

Yayınlanma Tarihi: 28.12.2023 15:51


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15256
KARAR NO : 2012/20274
KARAR TARİHİ : 01.10.2012

MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 4.300,00 TL bedelli takibe vaki itirazın iptali ile inkar tazminatı ve alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 26.10.2004 tarihinde aracını harici olarak davalıya satıp teslim ettiğini, davalının da aracı harici olarak başkasına sattığını, aracı harici olarak davalıdan satın alan kişinin aracı kullanması için verdiği kişinin 26.12.2004 tarihinde araçla kaza yaptığını, kaza nedeniyle ödeme yapan sigorta şirketinin müvekkili aleyhine alacağını rücuen tahsil için icra takibi başlatıldığını, itirazları ile duran takip için açılan itirazın iptali davası sonucunda müvekkilinin ... Sigorta A.Ş.'ye 4.300,00 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, bu paranın kusuru bulunanlardan tahsil için davalı ile davalıdan aracı haricen satın alan ve kaza yapan sürücü aleyhine icra takibi başlattıklarını ancak davalının takibe itiraz ettiğini belirterek; itirazının iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı kendisinin olayda hukuki bir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacı ...'un 26.10.2004 tarihli Oto Alım Satım Devir Sözleşmesi başlıklı adi yazılı belge ile aracını davalı ...'a sattığı, davalı ...'un aracı harici olarak ...'a sattığı, ...'un aracı kullanması için verdiği ...'un araçla kaza yaptığı, kaza nedeniyle zarar görenlere ödeme yapmak zorunda kalan sigorta şirketinin alacağını rücuen tahsil için davacı araç maliki aleyhine icra takibi başlattığı, itiraz üzerine açılan iptal davası sonucu mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davacının bu dava sonucu sigorta şirketine ödemek zorunda kaldığı paranın rücuen tahsili için ..., ... ve ...aleyhine icra takibi başlattığı, davalı ...'ın takibe itirazı üzerine davacının temyize konu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır.Dava, trafik kazası nedeniyle oluşan hasar bedelini sigorta şirketine ödeyen araç malikinin rücuen alacağını tahsil için başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı ile davalı arasındaki 26.10.2004 tarihli araç satışına ilişkin sözleşme; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 20/d maddesinde öngörüldüğü şekilde resmi biçimde düzenlenmediği için geçersizdir. Araç devrini amaçlayan bu sözleşme şekle aykırılık nedeni ile geçersiz olduğu için davacı aracını davalıya teslim etmesine rağmen hala aracın maliki ve işleteni sıfatına haizdir.2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85/1 maddesi gereğince; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni bu zarardan sorumlu olur. Bu hükme göre, sorumluluk, motorlu taşıt aracının işletilmesine bağlanmıştır. İşletilme halindeki bir motorlu aracın neden olduğu zararlardan dolayı işletenin sorumluluğu tehlike sorumluluğu olup kusurunun bulunup bulunmaması sorumluluğunu etkilemez. Bu itibarla işleten, hiç bir kusuru bulunmasa bile, aracın işletilmesinin sebep olduğu zararları tazmin etmek zorundadır. Aynı yasanın 107. maddesinde ise aracın çalınması ya da gasbedilmesinde işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olmamaları halinde zarardan işletenin sorumlu tutulamayacağı öngörülmüştür. Somut olayda araç davacının elinden rızası ile çıkmıştır. Bu nedenle davacı aracın işleteni sıfatıyla yapılacak ödemeden sorumludur. Sürücü ise haksız fiilinden dolayı davacı ile birlikte sigorta şirketine karşı müteselsil sorumludur. Ancak davalının sorumluluğunu gerektiren somut bir neden bulunmadığından mahkemece davanın reddi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın kabulü doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.